Puan vermedi·184 syf.··Beğendi
· “Bu dünyanın bizi hiçbir zaman istemediğini biliyoruz.”
Ta-Nehisi Coates bir yazar olmanın ötesinde Amerika’da Siyah olmanın ne anlama geldiğini tarih, edebiyat ve kişisel hafıza üzerinden anlatan güçlü bir ses.
Dünyayla Benim Aramda adlı eseriyle Ulusal Kitap Ödülü’nü kazanan, MacArthur “Dahi” Bursu’na layık görülen Coates, aynı zamanda Atlantic dergisindeki politik ve kültürel yazılarıyla Amerikan kamuoyunda önemli bir figür.
Ama Güzel Mücadele, bence onun en içerden konuştuğu kitabı, çünkü ,güçlü bir fonda, anlattığı kendi hikayesi.
1980’lerin Batı Baltimore’unda yoksulluk, şiddet ve ayrımcılıkla çevrili bir mahallede büyüyen bir çocuğun; hem bir babayla hem sistemle yaşadığı gerilimin hikâyesi. Müziğin, hiphopun, politik bilincin ve sokakların şekillendirdiği bir ergenlik…
Bir yanıyla kişisel, bir yanıyla da bütünüyle toplumsal.
Kara Panterlerle yolu kesişmiş bir babanın disipliniyle, dünyanın adaletsizliğini henüz çocukken anlamak zorunda kalan bir oğulun çatışması.
Yazarın adının Eski Mısır kökenli olup “Nübyalı” anlamına geldiğini, esin kaynağının eski Mısırlı Tanrı Nehesi olduğunu, isminin doğru telaffuzuna özellikle önem verdiğini, çünkü onun bir ad olmasının ötesinde taşıdığı kimliğin ve hafızanın da bir parçası olduğunu düşündüğünü kitabımı okurken yapmış olduğum mini araştırmalar sayesinde öğrendim.
Coates bu otobiyografik eserinde, anlatmaktan çok anlamak için yazıyor gibi geldi bana. Ve sanırım Güzel Mücadele, tam da bu yüzden sadece geçmişi anlatan bir büyüme hikayesi olmanın dışında; bugünle ve bizimle de doğrudan ilgili bir metin.
Bir mücadele, bir yüzleşme ve yer yer çok insani bir kırılma hâli, içinde yaşadığımız sistemi de biraz daha netleştiren bir tınıya da sahip.
Yazarın adının teleffuzunu benim gibi merak edenler için:
Ta- Nehisi Tah-nuh-HA-see
Coates: Kouts
(Bu konuda yazarla bir duygudaşlığımız oldu. Bir yer ya da kişi adının telaffuzunu öğrenemezsem okuduğumu tam anlayamayacağımı düşünüyorum)