Bir dizi ve kitapdan fazlası (yakın gelecekte olması muhtemel sonumuz)
Hugh Howey’nin Wool serisinin ilk kitabını, Silo dizisinin kaynağı olduğu için okumaya başladım. Uyarlamaların birebir olmadığını biliyordum ama bazı farklar beni şaşırttı. Kitap, distopik bir gelecekte geçen, Matrix ve simülasyon temalarını çağrıştıran derinlikli bir anlatı sunuyor. Dizi ise bu dünyayı görsel olarak etkileyici biçimde yansıtsa da, bazı önemli detayları değiştirmiş.
Örneğin:
• Kitapta Marnes vurulmuyor, intihar ediyor.
• Walker erkek, dizi uyarlamasında kadın yapılmış.
• Juliette 17. siloya vardığında kaskın camını kırmıyor, sadece mutfağa kadar ilerleyip kaskını çıkarıyor.
• Lukas, Bernard’ın teknisyeni; Juliette’in eşyalarını IT’ye teslim etmeden önce kurcalıyor. Sonradan gölge olması teklif ediliyor.
• Kitapta henüz yapay zekadan bahsedilmemiş.
• Juliette telsizle hem Lukas hem de Walker ile görüşüyor.
• İsyanda Knox ve McLain ölüyor.
• 17. Siloda Solo ile birlikte 6 tane çocuk var.
Kitap, diziden çok daha fazla ayrıntıya ve karakter derinliğine sahip olsada “Silo” sadece bir hayatta kalma hikâyesi değil; aynı zamanda “gerçek nedir?” sorusunu da gündeme taşıyor. Matrix’te olduğu gibi, karakterler gördüklerinin ötesini sorgulamak zorunda kalıyorlar ki beni de en çok meraklandıran şey buydu.Juliette’in dış dünyaya çıkış süreci, sembolik olarak “hapishaneden çıkış”ı, yani Platon’un mağara alegorisini de çağrıştırıyor.
hugh #y:6908lo Silo