Gönderi

9/10
·176 syf.··
2025 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2025 01:09
Kitap üç bölümden oluşuyor; Vejetaryen, moğol lekesi, alev ağacı. Aslında üç ayrı öykü çeşitli noktalarda olay örgüsünü oluşturarak bir roman meydana getirmiş. İlk bölümde, ana karakterimiz Yonğhe’nin gördüğü korkunç rüyalar üzerine vejetaryen olmaya karar vermesini ve bu kararının eşi ve ailesi tarafından hiçbir şekilde kabul görmemesi ve hatta ciddi bir tepkiyle karşılanmasını okuyoruz. İkinci bölümde, Yonğhe’nin sanatçı olan eniştesinin hayal ettiği bir videoda Yonğhe’ye yer vermek istemesi üzerine gelişen olayları çarpıcı, açık ve sert bir üslupla okuyoruz. Son bölümde ise Yonğhe’nin akıl hastanesi ve yeme bozukluğu sürecinde ablasının onun iyileşmesi için yaptıklarını ve ablasının iç hesaplaşmasını okuyoruz. İlk bölümü ana karakterin kararının nereye varacağı konusunda büyük bir merakla okuduktan sonra ikinci bölümde okuduklarımı nereye koyacağımı bilemeden tamamen fantezi dünyasına hizmet eden şeyler mi yoksa kurguya hizmet eden şeyler mi olduğunu sorguladım. Üçüncü bölümde ise, o zamana kadar aldığımız tüm şifreler çözülmeye başlıyor. Aslında temelde bir aile dramı okuyoruz. Toplumumuzla benzer etkilerde görülen sert Kore kültüründe, çocuklarına şiddet gösteren bir babanın olduğu aile. Öyleki üç çocuğundan küçük kızı Yonğhe, bu yaşadıklarından etkilenmiş daha sonrasında da yaptığı evlilikte de kocasından hiçbir değer görmemeye devam etmiş. Toplumun dışına atılmış bu karakterin durumu vejetaryenlik metaforuyla verilmiş. Bu haliyle basit bir konu gibi duruyor. Basit bir anlatımla sırayla, çocukluğunda ciddi şiddete ve baskıya maruz kalmış bi kız çocuğu evlendiğinde de hak ettiği değeri göremiyor ve yavaş yavaş deliriyor, kocası tarafından terk ediliyor, eniştesinin istismarına uğruyor. Bu haliyle hiçbir heyecan uyandırmıyor. Ancak yazarın başarılı kurgusuyla biz bu hikayeyi üç farklı bakış açısından okuyoruz ve bunların hiçbiri ana karakterin ağzından olmamasına rağmen onunla empati kurabiliyoruz. İkinci bölüm genel olarak, kitabın geneliyle ilgili yorumları olumsuza çekecek şekilde “iğrenç” bulunmuş olsa da sinematografik anlatımı nedeniyle bence başarılıydı. Bana kalırsa zaten ortada bir istismar var ve bu bölümü bu kadar irrite olarak okumamız cinsel istismarın iğrençliğini destekleyen bir duygu durumu yaratıyor. Yakın zamanda gündeme gelmiş olan yeme bozukluğunu da gündeme alan eserde yeme bozukluğunun psikolojik alt yapısını, bu hastaların hastalığına ve hayata karşı tutumlarını iyi bir tıbbi alt yapı eşliğinde okuyoruz. Bu anlamda eser çok boyutlu denebilir. Yonğhe için vejetaryen değil vegan eleştirisi yapılıyor evet doğru ama yazar vejetaryenliği ya da veganlığı burada bir ideoloji olarak ele almıyor. Belki bugüne kadar uğradığı şiddetlerde arınması ya da belki de topluma direnişi olarak ele alınıyor.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
·
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.