Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 01 Temmuz 2025 01:40 Fecriati’nin en önemli şairi olan Ahmet Haşim, sadece içinde bulunduğu topluluğun değil günümüze kadar olan dönemin en önemli şairleri arasında yerini almış. Şi’r-i Kamer diyoruz ona ay ışığı gibi loş, romantik ve hayalî bir atmosfer hakim şiirlerine.
Sembolizm ve empresyonizm akımlarından etkilenmiş, şiirin anlaşılmaktan çok hissedilmek olduğunu söylemiş.
“Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak.”
Annesini küçük yaşta kaybetmiş ve ömrü boyunca bunun eksikliğini yaşamış. Belki de bu yüzden kendine bir savunma yöntemi geliştirmiş: Kadın düşmanlığı.
“Kim diyor ki kadın şimdi yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altında gerçek çehreyi görmek mümkün mü? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapacak?”
Kendini çirkin buluyor ve dış görünüşüne karşı hassasiyet taşıyordu. Bu nedenle çoğunlukla akşam saatlerinde dışarı çıkmayı tercih ederdi.
Kitap, şiirlerine göre daha sadece bir dille yazılmış. İçten ve gözlem dolu yazılardan oluşuyor. Batı’yı görmüş bir entelektüelin Doğu ile Batı arasındaki farkları zarifçe irdeliyor. Biz de geçmişten bugüne uzanan bir zaman penceresini keyifle okuyoruz.