Sihirin kol gezdiği, hilebaz satirlerin, katil insanların, çocuk yiyen canavarların, cesur asilerin ve büyülü peri masallarının belki de hem en kasvetli hem de en dokunaklı olanlarından biri ile selamlıyorum sizi
Oscar ödüllü Guillermo del Toro tarafından yazılıp yönetilen ünlü film Pan’s Labyrinth : Labyrinth of the Faun filminden ilham alan ve New York Times çoksatan yazarı Cornelia Funke tarafından tekrar kurgulanan Pan’ın Labirenti ile…
Bu kitabı tek bir cümleyle özetlemem gerekseydi Alice’in #aliceinwonderlnd daha trajik daha karanlık alternatif bir tecellisi diyebilirim.
Faşist Franco rejiminin vahşeti ve dehşeti içinde umutsuzca hayatının günlük kabuslarından arınmış bir dünyayı özlemi hayal ediyor Ofelia…
Karakter isminin mitolojik göndermesine bayıldığımı ifade etmeliyim. Zirâ aşkın, acının ve patriyarkanın kurbanı bir kadındır, Ophelia…
Hemen herkesin bildiği Alice Harikalar Diyarında bir tavşan deliğinden geçerek girdiği fantastik dünyada Alice’in başından geçen hikâyeleri okuruz. Yetişkinlerin dünyasının, saf, temiz bir çocuğun gözünden ne kadar saçma göründüğünü gözler önüne serer.
Ofelia ‘nın kendini bulduğu labirentte ise mitleri ve büyüleri ile çok daha karanlık bir atmosfer var.
Hayatın gerçeklerini, savaşın parçaladığı bir ulusu ve faşizmin açtığı yaraları yansıtan ürkütücü olduğu kadar şiirsel diliyle büyüleyen bir metin.
Melankoli, acı, keder ve yalnızlık…
Ama her şeye rağmen umut hep orada.
Pan’ın LabirentiCornelia FunkeGuillermo del Toro
Pan’ın LabirentiGuillermo del Toro · Epsilon Yayınları · 2021562 okunma