·416 syf.····Okunma: 08 Haziran 2025 00:00 Kitap ile ilk kez lise yıllarında karşılaşmıştım.O zaman da ilgimi çekmemişti . Grup ile okumasaydık tercih edeceğim bir kitap olmazdı.Gerçekte yaşamış kişilerin — hatta aynı dönemde bile yaşamamış isimlerin — kurgusal bir anlatı içinde bir araya getirildiği romanlar bana çok hitap etmiyor. Kitapta yer alan fikirler ve diyaloglar oldukça etkileyici; ama ben bu tür içerikleri doğrudan bir kişisel gelişim ya da felsefe kitabı formatında okumayı tercih ederdim.
Dr. Breuer karakteri de beni pek etkileyemedi. Onu daha güçlü, daha ayakları yere basan bir figür olarak görmek isterdim. Fakat kitapta yer yer oldukça edilgen, hatta kendini bile tanıyamayan bir hâli var. Özellikle Nietzsche’nin düşünsel gücüyle karşılaştırıldığında Breuer bana fazla silik ve tereddütlü geldi.
Yine de kitapta bazı göndermeler oldukça çarpıcıydı. Özellikle antisemitizm üzerine yapılan vurgu etkileyiciydi. “Yıl olmuş 1800’lerin sonu ama hâlâ aynı konuları konuşuyoruz” tarzındaki bir ifade, sadece dönemin değil bugünün de acı bir yansıması gibiydi. Bu tür cümleler kitabın en güçlü yanlarından biriydi bence.
Sonuç olarak, dili akıcı ve felsefi içeriği zengin bir roman olsa da, kurgu tercihleri ve karakterlerin sunuluşu nedeniyle benim için çok da tatmin edici bir okuma deneyimi olmadı. Bu tarz kurguya ilgi duyanlar için ilginç olabilir, ama ben farklı bir formatta okumayı tercih ederdim.