1927 yılında Demetriades tarafından kaydedilen ilk sözlü Misirlou hem müzikal hem de kültürel olarak son derece anlamlı bir yolculuğun başlangıcıdır.
1920’li yıllar, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte Anadolu ve Yunanistan’da büyük nüfus değişimlerinin yaşandığı bir dönemdi. 1923 Lozan Mübadelesi ile yüz binlerce Rum Anadolu’dan Yunanistan’a, Türkler ise Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etti.
Bu göçler, insanlara sadece vatanlarını değil; kültürel aidiyetlerini, sevdiklerini, geçmişlerini de kaybettirdi.
Tétos Demetriades de o dönem ABD’ye göç eden Yunan müzisyenlerden biriydi. Bu kopuş, onun müziğine derin bir 'hasret ve melankoli' duygusu kazandırdı. Şarkı ayrıca Türk, Arap, Ermeni motiflerini de taşır.
Demetriades’in versiyonu, ABD’deki Yunan göçmenler arasında çok popüler oldu.Daha sonra şarkı, Arap, Türk ve Yahudi müzisyenler tarafından da farklı dillerde ve yorumlarla icra edildi.
Her millet, bu şarkıda kendi ayrılıklarını, aşklarını, kayıplarını buldu.
"Misirlou", özellikle 1994 yılında Quentin Tarantino’nun “Pulp Fiction”filminde açılış sahnesinde kullanıldığında kült statüsüne ulaştı.
O andan itibaren, şarkı onlarca filmde, reklamda, video oyunu ve dizi sahnesinde kullanıldı.
Şarkının Türkçe tercümesi ise şu sekilde:
Mısırlı sevgilim, egzotik bir büyüsün
Vücudun bir alev gibi beni yaktı
Seni Doğu’dan kaçırmak istiyorum
Seni tutkuyla sevmek istiyorum, hayat bitene dek
Gözlerin gecemi aydınlatıyor
Tenin bana yasak ama büyüleyici
Senin için her şeyi göze alırım
Yeter ki bir kez "evet" de bana