·528 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Temmuz 2025 22:56 Merhabalarr
bugün sizlere aşık olduğum bir kitabın incelemesi ile geldimm.
Öncelikle kitabın artık en büyük savunucularından biriyim bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ve şu dakikadan itibaren de karga kulübünün bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum.
Kitabı seveceğimi biliyordum ama bu kadar bağlanacağımı asla düşünmemiştim. Kitabın son sayfasını da okuyup kapağını kapattığımda alıp kalbime sokasım geldi abartısız söylüyorum. Böyle midem de kelebekler uçuyor, içim içime sığmıyor gibi hissediyorum. Evreni ben zaten çok sevmiştim gölge ve kemik serisinde ama şu seride emin oldum ki ben bu evrende yaşamak istiyorum. Ketterdam, Ravka yuvam gibi oldular artık...
Leigh bardugo'nun gerçekten kaleminin büyük bir ölçüde geliştiğini fark ediyorsunuz. Sayfaları su gibi akıp gidiyor. Sıkıldığım tek bir yeri bile olmadı. Her karakterin bakış açısını iple çektim ki genelde bir karakterin bakış açısı illa bize diğerlerinden bir tık daha sıkıcı gelir ama bu kitapta öyle bir şey asla yok. Sadece wylan'ın bakış açısını okumadık kitapta, garibim pekka rollins'in bile bakış açısı vardı bir onun yoktu. Onun da bakış açısını okumak isterdim.
Bu arada leigh tek yazım tarzı olarak gelişmemiş, karakter yazımı, olay örgüsünün kurgusu falan olsun resmen çığır açmış. Yani şu malyen, alina gibi karakterlerden sonra kargaları okumak bana o kadar iyi geldi ki. Hepsi çok iyi düşünülmüş karakterler, kendine ait bir hikayeleri, derinlikleri var. Hepsinde kendinizden bir parça buluyorsunuz ki bu bence karakterleri daha sevmemizi ve gerçekçi olmasını kılıyor.
Kitabı ilk okuduğum andan beri sanki onlarla beraberdim. Onlar ile görev yapıyor, gülüyor, heyecanlanıyordum. Etkileri bende fazlaca büyük oldu. Hepsini ayrı ayrı çok sevdim ama favorilerim inej ve kaz oldu. Inej favori kadin karakterlerime girdi Nina ile birlikte, Kaz hakkında ne desem az kalır bazen yaptığı şeyleri ağzım açık okudum. Harika yazılmış bir karakterdi. Jesper, Wylan, Matthias hepsini o kadar çok seviyorum ki.
Kaz ve inej arasındaki dinamiği de çok beğendim, mükemmeldi tek kelime ile. Aynı şekilde nina ve matthias'ta öyleydi.
Wylan ve Jesper ilişkisini cok okuyamadık ama ikinci kitapta daha fazla göreceğiz gibime geliyor.
Dizi castininde çok başarılı olduğunu söylemeden edemem. Kim şu casti seçmiş ise Allah ondan razı olsun bu kadar karakterlerine uyamazlardı. Özellikle freddy carter kaz brekker rolünün üstesinden harika bir şekilde gelmiş. Bence aralarında canlandirmasi en zor karakter de o.
Kitap bitmesin diye tadını çıkara çıkara okudum ve öyle bir yerde de bitti ki şu an ikinci kitaba başlamamak icin kendimi zor tutuyorum ama bir yandan da hemen bitmesin diye okumayı biraz erteleyeceğim gibi. Hiç karakterlerden ayrılmak istemiyorum ya.
Daha hangi yollar ile şu kitabı övmem gerek bilmiyorum ama ben anlatsam da bitmeyecek bunu biliyorum. Eğer okumakta tereddütünüz varsa ya da okumayi erteliyorsaniz ne olur gidin hemen okuyun beğeneceğinize kalıbımı basarım. Abarttıkları kadar var.
Sağlıcakla kalın. İyi günler dilerimm. :)
(Şimdi gidip sıkılana kadar editlerini izleyeceğim.)