Sene 2050…
Kitabımız Atlas ve ailesinin evinde çıkan yangın ile başlıyor maalesef Atlas’ın annesi ve babası bu yangınında ölüyorlar.
Annesiz ve babasız kalan Atlas, Çin’e teyzesinin yanına taşınır. Ancak yangından kalan izleri yüzünde ve kafasında taşımaktadır. Bu yüzden özgüvensiz ve görünmeyen bir kişilik olarak okula devam eder.
Okulda ise platonik aşkı Mei ona mutluluk veren tek insandır ama tabi Mei’nin sevgilisi başta olmak üzere Atlas bir çok zorbalığa uğruyor. Kendini güçsüz ve ezik gören Atlas’a yakın arkadaşı estetik kliniği öneriyor ve Atlas bu fikri seviyor.
Estetik olurken başında dolanan arının kafasının içine larva atmasıyla, bütün dünyası değişen Atlas yarı insan-yarı arı olmaya başlıyor. Estetikle birlikte yanık izleri kayboluyor, arı larvası sayesinde güçleniyor ve algıları açılıyor.. bu sıralarda sevdiği Mei ise kaçırılıyor…
Atlas artık eski Atlas olmasa da estetik operasyonu yapan doktorun elinde güçlü kozlar bulunmakta. Hem doktor hem Mei’nin zorba sevgilisi derken Atlas’ın mücadelesini okuyup, hayatına ortak oluyoruz.
Bir çırpıda biten, okurken heyecandan meraktan elinden bırakamayacağınız bir öneri ile karşınızdayım. Atlas’ın hikayesi çok çarpıcı ve akıcı. Yazardan okuduğum ilk roman ama son olmayacak