Merhaba arkadaşlar! Bugün size #mefkûreihissiyat adlı eserin incelemesi ile geldim.
Mefkure-i Hissiyat, bireyin içsel dünyasına olduğu kadar toplumsal gerçekliğe de ışık tutan, duygunun ve düşüncenin iç içe geçtiği bir şiir kitabı. Kitap, aşkı, hayal kırıklıklarını, dostluğu, yaşama tutunma çabasını ve felsefi sorgulamaları aynı potada eriten bir dil sunuyor. Okur, her şiirde kendine dair bir iz, yaşanmışlık ya da içsel bir yüzleşmeyle karşılaşıyor.
Şiirlerde duygusal yoğunluk kadar yalın bir içtenlik de hâkim. “Eskidendi”, “Bir Yerlerde”, “Ağır Gelirmiş İnsana” gibi şiirlerde nostalji ve özlem ön plana çıkarken; “Adalet Bekler misin?”, “Ne Oldu Bizlere?” gibi metinlerde toplumsal eleştiri ve sorgulayıcı bir ses yükseliyor. Erzurum’a ithaf edilen şiir ise coğrafyanın ve kültürün şiir diliyle nasıl canlanabileceğini gösteriyor.
Yazar, İlhan Berk’in “Zor olan, şiirin hayatını yaşamaktır.” sözünü referans alarak, şiirlerin hayatla doğrudan bağını öne çıkarıyor. Gerçekten de bu eser, yalnızca estetik bir tat bırakmakla kalmıyor, aynı zamanda okuru düşünmeye, hatırlamaya ve sorgulamaya davet ediyor. Kimi zaman bir “papatya seven kadın”ın zarafetinde, kimi zaman ise “adalet”e duyulan özlemde somutlaşıyor dizeler.
Kitap, hem bireysel hem de toplumsal katmanlara hitap eden, duygularla beslenmiş ama akılla da şekillendirilmiş bir şiir yolculuğu. Her okuyucu, bu kitabın içinde kendi şiirini bulabilir.
Burak Toptaş #şiir #şiirduvarda #şiirgecede