İnternetin hayatımıza girmesiyle hayatımızın önemli bir vaktini artık bu ağların sunduğu sitelerde geçiriyoruz. Bunlar gerek mesleki olarak sorumlu olunan uygulamalar, gerek gün içerisinde herkesin faydalandığı ve aktif olduğu mecralardır. Bu gelişme insanlık tarihi açısından zaman kazanma yönünden büyük bir nimettir fakat doğru kullanıldığı müddetçe. İnternet Fıkhı kitabı, içeriği ile bizlere Müslüman'ın sosyal mecralarda, internetin sunduğu tüm ortamlarda sergilememiz gereken Müslümanca tavrı ortaya koyuyor. Bu kitap fıkıh kitaplarında üzerinde az durulmuş bir konuya cesurca yaklaşmış. Sosyal medya, sanal arkadaşlıklar, dijital mahremiyet, bilgi paylaşımı gibu birçok konuda sergilemesi gereken doğru tavrı ortaya koymuştur. Günümüz gençleri başta olmak üzere internet erişiminin neredeyse her yaşa indiği bu çağdaki herkese seslenen ve onlara sergilenmesi gerekilen doğru tavır için uyaran önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum . Nureddin Yıldız dijital dünyada kimliğimizi kaybetmememiz , zaman ve vakit yöntemini yapabilecek bir bilince sahip olmamızı istiyor. Nureddin Yıldız Rehber olabilecek bir üslup ve düşünsel temellerini Kur'an'a dayandırarak bir mantık çerçevesinde anlatılan bir kitap.
Kitaptan bir kaç alıntı:
> “İnsanı rahatsız eden her şey bir kul hakkıdır.”
Burada yazar, dijital ortamlarda bile başkalarını rahatsız edecek davranışlara karşı dikkatli olmamız gerektiğini vurguluyor. Yani çevrim içi saygının kul hakkı boyutu var.
> “Boş vakit afettir.”
Kitapta internet ve sosyal medyada geçirilen zamanın boşa harcanan vakit olarak ele alındığına dikkat çekiliyor.
> “Çağa ayak uydurmak, anlayışlara teslim olmak ama bunlarla birlikte Müslüman olduğunu da söylemek münafıklıktır.”
Teknolojiyi kullanırken İslami kimlik ve sorumluluklarımızı yitirmememiz gerektiğini öğretici biçimde hatırlatıyor. Sadece “trendlere” uymanın dini kimliğimizle bağdaşmayacağının altı çiziliyor.
> “Hiçbir haram internet ortamında haramlığını kaybetmez.”
Bu söz, internetin "haramı helal yapmadığını" net bir şekilde hatırlatıyor.