Nedensizce sevdiğim yazarlardan bir de Mariana Zapata'dır. Bu kitabı da çok seveceğimi tahmin ediyordum fakat biraz muallakta kaldım. Kitabın ilk yarısına diyecek hiçbir sözüm yok özellikle Aurora'ya bayıldım. Yaşadıklarından sonra, hayal kırıklıklarının üzerine köklerine dönme çabası, kendine bulma çabası gerçekten güzeldi. Yine tüm yaşadıklarına rağmen içindeki umudu mutluluğu kaybetmemesi de çok güzeldi. Ilişkilerindeki samimiyet, sevgisini sonuna kadar vermesi, azmi gerçekten Aurora'yı sevdim. Fakat erkek karakter. Rhodes. Nasıl tanımlayacağımı tam bilemiyorum açıkçası. Soğuk bir erkek karakter bekliyordum ama bu o kadar uzun sürdü ki. Ağzından laf almak mümkün değildi ve böyle bir karakteri okumak çok zor. Yani ben sevgisini sadece hareketlerle gösteren karakteri çok sevemiyorum galiba. Fazla diyalogsuzdu belki de ondan kaynaklı. Özellikle kitabın sonunda ilgi ve alakasını daha iyi göstermeye başladı ama ortalarda çok sıkıldım.
Genel olarak kitap slowburn. Bunu bilerek okuyun ama gerçekten fazlaya yavaş ilerliyor. Romantik bir kitaptan çok bir kadının kendini bulması kitap için daha doğru bir tanım olabilir.
En sevdiğim sahneler Aurora'nın eski kayınvalidesi ile yüzleştiği sahne Amos'a ders verdiği sahneler oldu. Benzinlik sahnesinde ise Aurora ile birlikte benimde kalbim kırıldı. Sonrasında olanlar ise eğlenceliydi.
Tüm Yollar Rhodes’a Çıkar