·524 syf.····Okunma: 04 Temmuz 2025 19:01 Masumiyet Müzesi
Dili akıcı değil ve bazı yerlerde betimlemeler çok fazla ama konusu etkiledi hem aşk hem hüzün romanı.
Kitap yalnızca bir aşk romanı değil, aynı zamanda hatıraların ve kaybolan zamanların bir müzesi gibidir.
Hikaye 1975 yılında başlıyor.İyi bir eğitim almış İstanbul’un zengin ailelerinden Kemal, yine kendisi gibi iyi bir eğitim alan seçkin bir ailenin kızı olan Sibel ile nişanlanmak üzeredir.Bir gün müstakbel nişanlısına Şanzelize Butik’te bir çanta almaya gidince orada uzaktan akrabası olan ve yıllardır görmediği Füsun’u görür ve ondan çok etkilenir.Zamanla aralarında giderek şiddetlenen aşk ve Kemal ile Sibel’in nişanlanması ve Füsun’un sırra kadem basmasıyla bir takındı haline gelir.Aradan geçen 6 yıl sonra Füsun’u tekrar görmüş olmasa,onun gençliği ve güzelliği aklını başından almada belki de Sibel ile çok mutlu bir hayatı olacaktı.Ancak Füsun’un içinde uyandırdığı o hisler, bir anlık heves olmadığını gösterircesine ordayken pek mümkün değildi bu durum.
Bazı şeylerin kaybettikten sonra asıl değeri anlaşılırmış.Kemal’in içindeki Füsun aşkı günlere , aylara, yıllara yayılırken acı ve bekleyiş dolu bir hayattı Kemal’inkisi.O hariç herkesin çok daha farklı tanımlayacağı ,Kemal’ in ise ‘mutlu bir hayat’ olarak nitelendirdiği bir ömür.
Kemal Füsun’a öyle aşıktır ki onu hatırlatan her nesneyi saklamaya başlar.Bir toka, düğme ,sigara izmariti, tuzluk gibi ne hissederse o ana karşı yaşadıklarını hatırlatacak hepsini bir odada biriktirir.
Birini 4213 sigara izmariti biriktirecek kadar sevmek bir yandan korkutucu bir yandan etkileyici..
Hikayenin başında Kemal ‘e aşık olan, onun için her şeyi yapmaya hazır olan genç kız Füsun varken , kitabın sonunda artık hiçbir şeyi umursamayan , kırılmış bir Füsun gördüm.
##Kitapta namus , bekaret , 78 darbesi, dönem İstanbul’u, Yeşilçam gibi bir sürü konuyu da okuyorsunuz.
!! Ayrıca eserin İstanbulda Çukurcuma da gerçekten bir müzesi mevcut ve kitabınızla giderseniz ücretsiz müzeyi gezebilirsiniz.
**Füsun’un fotoğrafını aşkla öptü ve ceketinin göğüs cebine dikkatle yerleştirdi.Sonra bana zaferle gülümsedi.
**Mutluluk, insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca.
**Onun için aşk, bir insanın uğruna bütün hayatını verebileceği, her şeyi göze alabileceği bir şeydi, evet.Ama hayatta da bir kere olurdu ancak.
**Ona bakarken , çok tanıdık birini görüyormuşum, onu biliyormuşum duygusuydu bu.Bana benziyordu.
**Zaman, bölünmez anları birleştiren bir çizgidir.
**Bana yalan söylemeni istedim aslında.Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler.