·224 syf.····Okunma: 03 Temmuz 2025 00:00 Kitap İslam dünyasında baskıya, zulme, haksızlığa, işgale, sömürüye karşı direnen samimi ve cesur öncü kahramanların hayatını anlatıyor.
Kitabın başlığında yer alan öncü ifadesi çok derin bir anlam içeriyor. Bir davaya bir harekete bir direnişe karşı en önde olup arkadan gelenlere öncülük edebilmek... Zira öncülük etmek ağır bir sorumluluk ve güçlü bir metanet gerektirir. Peygamberimiz s.a.v “İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Ona uyanların sevaplarından da hiçbir şey eksilmez. Başkalarını sapıklığa çağıran kimseye de, kendisine uyanların günahı gibi günah verilir. Ona uyanların günahlarından da hiçbir şey eksilmez.” (Müslim, İlim 16) diyerek hayırda öncülük yapmamızı ve bu öncülükle müjdelenen sevaba nail olmamızı ister.. Kendilerine bu zamanlarda çokça ihtiyaç duyduğumuz için Rabbim hak yolunda samimi ve ihlâslı öncülerimizin sayısını arttırsın... Amin..
Kitapta dikkatimi çeken şeylerden biri de maalesef ki zulme karşı direnen bu öncüler ya öldürülmüş, ya esir alınıp sürgün edilmiş ya da hapsedilmiş. Zafer ise kendilerine değil kendilerinden sonraki nesillere, kuşaklara nasip olmuş. Öncülük böyle bir şey işte.. Ölümünden sonra bile destekçilerinin dava şuurunun devam edebilmesi. Öyle olmasaydı Hz. Peygamberimiz'in vefatından sonra fetihler hız kesmeden tüm hızıyla devam eder miydi? Sahabe-i Kiram yaşadığı yerleri terk ederek diyar diyar dolaşıp İslamı yaymaya çalışır mıydı?...
Kitapta geçen bu sözü çok beğendim:
Mevlana'nın bir ifadesiyle: "Cihat, delinin elindeki kılıçları alsınlar diye müminlere farzdır."
Dolayısıyla zalimlerin zulmünü son kertelere çıkardığı bu günlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz şeydir zalimlerin ellerindeki kılıçları alabilmek, acıyı, kanı, gözyaşını durdurabilmek ve zulme dur diyebilmek..
Bu zulümleri engelleyecek hayırlı, samimi ve cesur öncü kahramanların her daim İslam coğrafyasında önder olması duasıyla...