Son zamanlarda okuduğum en tuhaf/güzel romanlardan.
Romanın başkahramanı Resul hayranı olduğu Dostoyevski’nin “Raskolnikov”una benzer bir suç işliyor. Kiraladığı evin yaşlı ev sahibini öldürüyor. Tabii bu suçu işlerken sebepleri var; ahlaki gerekçelerle işlediğine inanıyor. Tıpkı Raskolnikov gibi.
Sovyetler sonrası Taliban etkisindeki Kabildeyiz. İç savaş, baskı, karmaşa haliyle çöken bir adalet sistemi… Resul Raskolnikov’un yolundan gitmek istese de “coğrafya kaderdir” :) E senin dünyanda suç varsa ceza da vardı, bizde suç var ama ceza nerede? O halde kahrol Dostoyevski! Neden yüzleştirdin bizi kendimizle; Batı’nın idealizmine karşı Doğu’nun acı gerçekleriyle?
Hem sürükleyici hem absürt hem Kafkaesk geldi bana. Bayıldım, tavsiye ederim.