·752 syf.····Okunma: 26 Haziran 2025 03:20 Roman 1960 darbesine giden sancılı siyasi ortamı ve bu ortamın ruhuna uygun, ihanetlerle dolu bir aşk hikayesini konu alıyor. Ben kitabın aşk kısmından ziyade, siyasi ve entelektüel kısmına odaklandığım için, kısacık değerlendirmemde bu tarafa yoğunlaştım.
Öncelikle kitap kalın olsa da benim yaptığım gibi 1 aylık süreçte bitirilecek kadar durağan değil. İş hayatımın yoğunluğu, okuma hızımı çok düşürdü. İyi bir okur için 1 haftada bitirilebilecek, akıcı ve sürükleyici bir roman.
Kitapta Cumhuriyet dönemi aydınlarına has bir çelişki ilk bakışta göze çarpıyor. Türkali'nin de tanımladığı gibi, Türk aydınının en büyük özelliği korkak olması. Dün de bugün de bu durum aynı. Aydın, gerçeklerin farkında ama konuşabilecek ya da fikrini savunabilecek kadar cesur değil. Gerçek anlamıyla bir "suskunluk sarmalı" içinde debelenmekte. Romanın anlattığı zamandan beri geçen 65 yılda durum birkaç istisna dışında hemen hemen aynı.
Gelelim başlıkta da değindiğim bir arpa boyu yol meselesine. 65 yıl öncesini konu alan bu kitabın siyasi ortamından bazı başlıklar şu şekilde: Anayasa Mahkemesi'ne müdahale, siyasi parti kapama, açık ve örtülü Amerikan emperyalizminin güdümünde olma, halk zararına kanunları meclisten geçirebilmek için türlü ayak oyunları, suç uydurularak hapsedilen ve susturulan aydınlar... Çok tanıdık gelmiş olabilir bunlar size. 65 yılda hatta 165 yılda tek değişen, zalimlerin isimleri, partileri. Romanda geçen tarihleri silip tekrar okuma yapılsa bile, olayları her tarihe oturtabilmek zor olmaz.
O halde bugün can sıkan gündelik siyasi tartışmaların uzağında kalmak ve kişisel olarak hem maddi hem de entelektüel gelişime odaklanmak, mutluluğu getirecek esas harekettir. Türk aydını cesaret kazanıncaya ve halk topyekûn aydınlanıncaya kadar, daha faydalı bir yol aramak boşunadır.