·304 syf.····Okunma: 06 Temmuz 2025 13:49 Normalde çoksatar bir kitap olunca o kitaba biraz ön yargılı yaklaşıyorum ister istemez; çünkü şişirilmiş, “Bu çağın en iyi kitaplarından biri!”, “Kurgusu mükemmel” gibi yorumlar ve kapağına iliştirilmiş bu minvaldeki damgalar okurda beklentiyi en üst seviyeye çıkarıyor. Bu yorumlar kimi zaman kitabın hikayesiyle ve okurların kendi toplumunda sahip olduğu kültürel yapıyla ters düşüyor. Bu da onlardan biri. Pazarlama stratejisi ve bu tür yorumlar Türk toplumu/okurları için geçerli değil. Çünkü ülkemizde farklı alt kimlikler (Türk kimliği çoğunluk diye böyle söylüyorum, seviye olarak alt-üst kıyaslaması yapmıyorum) olsa da ABD’ye kıyasla daha homojen bir yapıdayız. Dolayısıyla hikayede yer alan Çinli Amerikan sorunları bize tam anlamıyla değil de kısmi bir empati yapma olanağı sunabilir en fazla.
Kitabın içeriğine gelecek olursak o kadar ahım şahım bir hikayesi veya derinliği yok, karakterler klasik ABD standartlarında. Kültürel veya ahlaki normlar fazla hafif.
Kitabın en güzel yanı belki de çeşitliliğin fazla olduğu toplumlarda azınlıkların çoğunluğa ırkçılık yapmasının da ne kadar saçma olduğunu göstermesi olabilir. Aynısı bizim ülkemizde de geçerli; bir Alevi bir Sünni için çok derin veya yıkıcı eleştiri yapabilir ama tersi olduğunda yobaz olabilirsiniz. Bir Kürt bir Türk’ü en basit olayda faşistlikle suçlayabilir, en yıkıcı ve hassas noktalarda damarına basabilir ve bunda sakınca görmez ama siz tam tersini yaptığınızda kafatasçı veya ırkçı olabilirsiniz. İşte bu noktada yazar gayet güzel bir öz eleştiri yapmış. Azınlığın çoğunluk tarafından geçmişte gördüğü olumsuz veya etik dışı muameleler sebebiyle çoğunluğa karşı göstereceği tersine ırkçılığın da yanlış olduğunu güzel anlatmış.