Puan vermedi·104 syf.··
2025 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 11:21
” Öyle yaralar vardır ki hayatta ruhu cüzam gibi yalnızlıkta yavaşça yiyip bitirirler. Kimseye anlatılamaz bunlar; çünkü herkes bu inanılmaz yaralara genellikle tuhaf ve az rastlanan şeyler olarak bakar. Zira insanlık henüz bir çaresini bulamamıştır bu dertlerin….” Daha ilk cümlesiyle okurunu etkisi altına alan,sona erdiğinde insanı allak bullak eden bir roman düşünün.KÖR BAYKUŞ… Her ne kadar ince bir kitap olsa da bir solukta bitti diyemem.Sâdık Hidayet’’in ağır ve karanlık dili…Bir çok cümlenin altını çizdim,ara ara geri dönüp satırları tekrar tekrar okudum.Henüz insanların dilini anlayamadığımız yaşlarda,bazen oyunun tam ortasında durakalırız ya,işte öyle kaldım kitap bitince… İsimsiz bir ressamın hayatını zindana çeviren kâbuslarını,bir noktadan sonra gerçekle sanrının birbirine karıştığı itiraflar ve sayıklamaları okuyacaksınız. Romanın ana kahramanı şimdi ve geçmiş arasında gidip gelir,belli başlı sanrılar ve anılar odağında gelgitli bir ruh haline sahiptir.Çocukluk ve geçmiş özlemiyle dolu,andan kopuk huzursuz biridir.İnsanlara,özellikle de kadınlara güven duymaz… Sesler,görüntüler,izler,kokular,iç dökümü,çağrışımlar,düğümlerle örülü bu yolculuğa hazırsanız okuyun derim… Bir kaç alıntı bırakıp keyifli okumalar diliyorum. “Ahh ne çok hikâye var! Hiç biri gerçek olmayan hikâyeler…Yoruldum artık bu hikâyelerden,abartılı anlatılardan….” Ondan sonra kendimi bir sürüden farksız olan insanlardan,ahmaklardan ve mutluluk içindekilerden tamamen çektim…. “Ahh ne çok hikâye var! Hiç biri gerçek olmayan hikâyeler…Yoruldum artık bu hikâyelerden,abartılı anlatılardan….”
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202436,7bin okunma
·
100 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.