10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
Korka korka iniyordu merdivenleri... Kimselerin kendisini görmemesi için dua ederek bir yandan da. Az sonra Salim beyin yanında olacaktı. Bunu düşünmek güzel bir şeydi elbette, ama şimdilik şu iki dakikayı kimselere görünmeden atlatmak zorundaydı. Her zamankinden daha çok kısmıştı omuzlarını; omuzlarının arasına gizlemeye çalıştığı boynunun uzunluğu bile belli olmuyordu. Görünmekten korkuyordu ya, bir gölge gibiydi aslında; zayıf solgun, gosterişsiz... İstese bile kimselerin gözüne çarpmazdı: Etekliğinin grisi, kazağının mavisi en solgunundan, en görünmezinden seçilmişti. Yüzünün aslında güzel olduğunu bilen Salim beyle annesiydi tek. Onların bu güzelliği fark ettiklerini de Nuriye bilmezdi. Bu kitabı okuduktan sonra fark ettim ki öykü yazarlarımızı tanımıyorum. O kadar güzel yazılmış öyküler vardı ki beni içine alıp o eşsiz, çiçeklerle döşenmiş dünyaya götürdü. Kitabı aldığımda yazar hakkında hiçbir bilgim yoktu. Hatta isminden dolayı erkek olduğunu bile düşünüyordum. Ancak hem kitabın içindeki öyküler hem de ilk yargımın yanlışlığı şaşırttı beni. İyi ki de okudum diyebiliyorum. Hatta şöyle diyebilirim. 1 aydır elime kalem alıp öykü yazmamıştım, kitabı okurken içime yazma aşkı geldi. Ben çok begendim öyküleri. İnsanın kafasında soru işaretleri bırakan öykülerle doluydu. Okumanızı tavsiye ederim.
Öğle SaatleriSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2015247 okunma
·
201 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.