Puan vermedi·360 syf.··
2025 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 18:13
İsminden ve kapağından anlaşılacağı üzere 2 oyundan oluşuyor kitap. İkisi de çok uzun. Hatta okurken oyun değil de roman hissi veriyor. Brand Kitapta ilk oyun. Oyun desek de neredeyse bir roman gibi. İçeriğin ağırlığı bu hissi veriyor. Brand karakteri yaşamanın zor ve berbat olduğu bir yerde karlı dağlarda yaşıyor. Kendisini "seçilmiş kişi" gibi görüp bir dini lider olmaya çalışıyor. Ama bunu yapış şekli de herhangi bir dine bire bir uymuyor. Brand çok tutucu, bağnaz. Daha ilk sayfalardan bunu anlıyoruz. Bu tavırlarıyla herkesi kendisinden uzaklaştırıyor. Sonrasında kimsenin cesaret edemediği şekilde bir cesaret örneği gösterince dikkati çekmeyi başarıyor. Tanrı sözünü dilinden düşürmese de geri kalan tavırları sert ve gerçek bir Tanrı anlayışına ters. Ölüm döşeğindeki annesine karşı tavrı bunu çok iyi yansıtıyor. Ardından onun bu çarpık inanç anlayışı yüzünden çocuğu, ardından karısı ölüyor. Peer Gynt Peer Gynt gerçekte yaşamış bir insan. Ibsen'in kendisi bu şahsı araştırmış ve öğrendiklerinden yola çıkarak bu oyunu yazmış. Yazar kasıtlı olarak dağınık bir anlatımı seçmiş. Olaylar, diyaloglar sürerken karakter birden şiirler okumaya başlıyor mesela. Veya iki kişi konuşuyormuş gibi görünse de konuşmanın bir bölümü boyunca aslinda ikisi de kendi kendine konuşuyor. Ardından konuşmaları ortak bir noktaya varıyor. Peer karakteri en basit tanımla tam bir palavracı. Bolca yalan söylüyor, anlatilagelmiş efsaneleri, masalları veya başkasının başından geçenleri kendisi yaşamış gibi, başrolü kendisiymiş gibi anlatıyor. Peer'i tanımayan herkes hemen bunlara inanıyor. Oyun boyunca palavracı halinin yanında kendisi ipe sapa gelmez bir tip. Hatta bizim kültürümüzde 'hayırsızın teki' deriz. Bir ara okurken kendi kendime Peer'a şunu söyledim: Sen hiçbir seyi olmayan bir insansın Peer. Ne bir hayatin var ne bir gururun, karakterin. Oyunda fantastik içerik de var. Peer cinlerle karşılıyor, neredeyse damatları oluyor, sonra dökümcü diye bahsettikleri Azrail ile karşılaşıyor. Peer'i ilk 20 yaşında tanıyoruz, yaşlanana kadar maceraları devam ediyor. Dediğim gibi ipe sapa gelmez biri olduğu icin oradan oraya savruluyor. Hayat felsefesi ise 'kendin ol, olduğun gibi davran'. Bozuk bir kişilikle kendin olsan neye yarar ki. Onun hayatı da bomboş geçiyor. Oyunların başında çevirmenin notları çok açıklayıcı olmuş. Oyunları okumadan önce veya sonra bu notları okumak da çok faydalı. Çevirmen Brand'in tutucu ve bağnaz din anlayışı hakkında "İslamcı teröristlere gönderme yapıyor" demiş. Yani bunu kendisi mi çıkarmış yoksa gerçekten yazarla ilgili böyle bir bilgi var mı? Buna katılıyorum ama farklı dinleri de bahane ederek ayni şeyi yapanları da bu cümleye ekleyebilirdi. Sanki diğerlerinde bunu yapanlar yokmuş gibi...
İki OyunHenrik Ibsen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201481 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.