sh

@Gnn10
10/10
·517 syf.··
2025 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 18:23
Jack london "Martin Eden" eseriyle nerdeyse her şeyin kitabını yazmış. Aşktan, cesaretten, öğrenme isteğinden, hayattan, sınıfsal ayrımdan, toplumun önyargısından ve sığ beyinlerinden, zenginlikten, fakirlikten öyle çarpıcı şekilde bahsetmiştir ki sanki hayatın gerçekliğini sadece bir kitaba sığdırmaya çalışmıştır. Ayrıca bahsettiğim konuları öyle derinlemesine yazmıştır ki okuyucunun "hayatımda sadece bir kitap okusaydım bu kitabı okurdum" demesi seviyesine çıkarmıştır. Kitabın konusu Martin Eden'ın Ruth'a olan aşkını bir başkaldırı bir isyan bir patlama olarak ele almıştır. Dediğim gibi her şeyin kitabını burda size incelemek belki onlarca kitap halinde bir inceleme yapmak demek. Bunu yapmak yerine siz en iyisi gidip kitabı okuyun. Ama ben yine de kitaptan bir kaç konudan bahsedeyim. Bu konu toplumsal bir eleştiri olsun. Konu şöyle London daha o zamandan bugünleri görebilmiş. İnsanlara dayatılan Kölelik sisteminin yozlaşıp yanında tüm insanlığı yozlaşmaya sürükleyeceğini fark etmiştir. Ayrıca kölelikle yönetilen ülkelerin hiç bir zaman sonsuza dek ayakta kalmayacağını da belirtmiştir. Bu yüzden bu her şeyin kitabından çok yönlü olan tarafından sadece bu konuya ait hoşuma giden bir alıntı paylaşmak istiyorum. Konu hakkındaki bahsettiğim alıntı şöyle : "Artık köleler, kendilerinin efendisiydiler. Artık tepelerinde kılıcıyla duran bir efendileri yoktu. Ama illa bir efendiniz olacak yoksa yaşayamazsınız; böylece yeni efendiler çıktı içinizden: Büyük, asil ve güçlü adamlar değil, kurnazlıklarıyla örümcek ağı gibi her tarafı saran tüccarlar ve tefeciler. Sizi tekrar köle yaptılar. Ama açık söylemek gerekirse, dürüst ve asil adamlar gibi kollarının gücüyle değil de, gizliden gizliye, örümcek ağı yöntemiyle, yalan dolanla, tatlı dille kandırarak. Köle yargıçlarınızı satın aldılar, köle vekillerinizi baştan çıkartıp doğru yoldan saptırdılar, şimdi de çocuklarınıza kölelikten çok daha ağır bir dehşeti dayatıyorlar. Bugün sizin çocuklarınızın iki buçuk milyonu, her gün Birleşik Devletler'in tüccar oligarşisi için ter döküyor. Siz kölelerin on milyonu uygun bir evde oturmuyor ve yeterli beslenemiyor. Ama bunun dönüşü yok. Hiçbir köle toplumunun sonsuza kadar yaşayamayacağını göstermiştim. Köle toplumu, yapısı gereği, gelişim yasasını geçersiz kılmak zorundadır. Yani artık hiçbir köle toplumu, bu çürümeden kaçınamaz. Gelişim yasasını geçersiz kılmak, lafta kolaydır; gücünüzü koruyacak yeni bir gelişim yasası buldunuz mu? Onu formülleştirin. Çoktan formülleştirildi mi? O zaman anlatın." Ayrıca bu alıntı Martin Eden'ın hikayesinde ikinci kırılma noktası olacak. Daha doğrusu Martin'in ilk kırılma noktası Ruth ile tanışması olurken ikinci kırılma noktası ise Brissenden ile tanışması olacak. Çünkü kitaba göre sonunda Martin'i anlayan biri çıkmıştı. O biri de Brissenden idi. Brissenden Martin'i konuşma yapması için sosyalistlerin olduğu bir alana götürür. Çünkü Birssenden, Martin'in "fani"yi ( fani, birssenden yazdığı şiiir ) dergilere göndereceğini ( ki göndermemesi için ikaz etmişti martini ) ve bu yüzden insanların onu anlamayacağını bildiği için ya da Martin'in toplumun gerçek yüzünü fark edip topluma karşı en ufak umudunun bile kalmaması için bu konuşma alanına götürüp konuşma yapmasını istemiştir. Ve bu hamle ile Brissenden haklı çıkar. Martin toplum tarafından sosyalist olmamasına rağmen sosyalist damgası yemişti. İnsanlar Martin'i yine anlamamıştı . Bu olay Birssenden'in hoşuna gitti. Çünkü Martin'in artık topluma karşı bir umudunun kalmadığını biliyordu ve gerçekte buydu. Martin artık tam anlamıyla şüphesiz ve ümitsizce gerçeklerin farkındaydı yani insanları uyandırmak için yazar olmak da yetmiyordu. Kendisi olmak da yetmiyordu. Ne olursa olsun onu hiçbir zaman anlayamayacaklardı. Martin kendi olduğu için değil ancak bir sınıfa bir statüye girerse onu anlayacaklarını fark etmişti. Ama o bu sınıfın statünün dışındaydı. Martin'in sosyalistlere yaptığı bu konuşma Ruth ile olan ilişkisini de etkilemiştir. Brissenden arkadaşının gerçeklerle yüzleşmesini sağlarken dolaylı yoldan Martin ile Ruth'un ilişkisini de test etmiştir. Bu test sonucunda Martin Ruth'u gerçek anlamda anlamış hayal kırıklığına uğramış ve hayatında bir anlam kalmadığını da idrak etmiştir. Brissenden Martin'i anlayan tek insandı ve o da acı gerçeği Martin'e göstermek niyetindeydi. Martin Eden'ı anlatan tıpkı şu söz gibi: " Ben zincirlerimi kırmak için yazdım. Onlar ise zincirlerine altın kaplama yapmak için beni örnek aldılar.” Bu alıntı bugünü özetler niteliğinde olduğu için paylaşmak istedim. Kitap o kadar iyi ki yazacak daha çok konu çok alıntı olmasına rağmen burda sizi bunaltıp yormak istemem. Kitabı okuyun yeter en sade hali orda çünkü. Ayrıca sevdiğim en iyi kitap . İyi okumalar .
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.