1. ABD: Adamlar bu işi biliyor cidden. Çizimler bildiğimiz Superman’i birebir yansıtıyor. Hikaye de böylesine bir çalışma için kısa olsa da gayet iyiydi. Kısacası başarılı bir giriş olmuş.
2. İspanya: Bir kahramanlık hikayesi pek göremesem de çizimleri hoşuma gitti. Daha önceki versiyonlardaki İspanya hikayelerine benzerliği var kuşkusuz. Beğendim diyebilirim.
3. İtalya: Çok iyi kurgu ve hikayeye sahipti bence. Çizimleri de beğendim. Belli bir mantığa dayanan senaryolara bayılırım. Okuması keyifliydi.
4. Sırbistan: Hikaye bence epey sağlamdı, çizimler de fena değildi. Genel anlamda okurken hoşuma gitti.
5. Kamerun: Çizimler sanki pastel boya ile boyanmış gibiydi ama tatlıydı. Hikaye; açıkçası beğendim, ilk defa Superman kadar güçlü biriyle kapışmaları göz kamaştırıcıydı. Balondaki yazılar çok yük puntoluydu, çocuklara hitap eder gibi. Genel anlamda beğendim. 6. Hindistan: Superman ve tapınaktan çıkarılan bazı heykeller haricinde çizimler siyah beyaz resmedilmiş, niçin böyle bir yola başvuruldu sebebini anlayamadım. Fakat genel anlamda fena değildi, keyifli bir okuma oldu benim için.
7. Arjantin: Superman’in dünyası kripton ile çok sayıda teknik veri ve bilgiye maruz kaldım; açıkçası bu beni çok yordu ve sıktı. Çizimlerin kalitesi güzel; bir hikaye de ortaya konulmaya çalışılmış. Şu anda en az keyif aldığım bölüm bu oldu.
8. Türkiye: Ethem Onur Bey’in çizimlerini seviyorum. Ama bu kez, Batman ve Joker’e göre, hikaye pasif kalmış gibi geldi ve biraz da kısa tutulmuş. Belki uzun bir hikaye olsa daha bir parlayacaktı diğerlerine göre. Yine de okuması keyifliydi.
9. Fransa: Öncelikle senaryo ve hikaye başarılıydı. Superman’in düşmanı da ele avuca sığmaz cinstendi. Keyif aldım, çizimler de başarılı. 10. Brezilya: Öncelikle çizimleri çok bayağı buldum, şahsen bana hitap etmedi. Ayriyeten hikayenin bir sonuca varmamış olması da beni üzdü. Bir de okurken bitmesini istedim desem yalan olmaz sanırım. Genel anlamda, başarısız buldum.
11. Polonya: Bu da Türkiye gibi kısa ve güzel bir hikayeden oluşuyor. Bu kadar çabuk bitmesini istemezdim. Çizimler de oldukça başarılı.
12. Meksika: Çizimler çok tatlıydı. Eski Aztek uygarlığının izleriyle harmanlanmıştı. Farklı ve heyecanlı bir hikayeydi. Beğendim.
13. Almanya: Tentenvari çizimler hoş ama ne hikayeyi ne de sonunu beğenmedim. Belki de kısa ve öz bir kurgudan ibaret olduğu için de olabilir. Beğenmediğim hikayelerden biri.
14. Çekya: Yorucu ve sıkıcı bir hikayeydi. Çizimleri de pek hoşuma gitmedi. Bir de tuhaf bir gelecek ve zamanda geçmesi beni hikayeden uzaklaştırdı.
15. Japonya: Japonların çizgisi hiç bozulmadı. Manga tarzı çizimlerine kaldıkları yerden devam ediyorlar fakat bu hikaye baştan sona saçmalık. Hiç beğenmedim. Belki de bu çalışmadaki en vasat Superman’dir. Superman burada sadece yeme içmeye kendini adayan bir kahramandan başkası değil. Bu açıdan şahsen sınıfta kalan bir hikaye.
Sonuç olarak şunu net söyleyebilirim : Hem Batman hem de Joker’i bu işin içine katarsam, aralarında açık ara en güzel hikayeler kesinlikle Superman’de olduğuna kalıbımı basarım. Hem kurguları hem de çizimleri genel anlamda çok başarılı. Ama yukarıda detaylı olarak bahsettiğim gibi vasat hikayeler de göze çarpıyor. Bir de belirtmeden geçemeyeceğim bir hususa parmak basmak istiyorum; kitabın kokusu muhteşem, hala etkisi devam ediyor ve bundan hoşlandım.
Ethem Onur BilgiçSuperman: Dünya (Özel Baskı)