İNSAN OLMAK, SENECA
MÖ 4-MS 65 arasında yaşamış Romalı düşünür, devlet adamı, oyun yazarı Lucius Annaeus Seneca tarafından insan doğası ve sorunsalı üzerine yazılmış didaktik bir eser.
Kitabın bütününde insan olmanın, sosyal bir varlık olarak insan olmanın sahip olduğu nitelikler betimlenme çalışılmıştır. Her biri özlü anlamlar içeren ve kitaba serpiştirilen aşağıdaki alıntılar onun insana dair bilgilerinde ne derece derinleştiğinin de göstergesi olarak kabul edilebilir.
*Hakaretler nezaketlerden daha derine iner.
*Sonuçta verirken karşılığında ne alacağını düşünen adam, aldatılmayı hak eder.
*Bir yararı yatırım olarak addetmek tefeciliğin dik alasıdır.
*Daimi nezaket, doğası gereği bir yararın değerini anlayamayan veya tartamayan yaratıkların bile kalbini kazanır.
*Satın aldığınız şeyi satabilmeniz ‘’Ulusların Yasası’’dır.
*Nankörlere de ihsanda bulunmak erdemin bir gereğidir.
*Bir insana sahip olduğu şeyi vermektense, ona sahip olmadığı bir şeyi verirsek, o hediyeyi daha kabul edilebilir yapmamız pek olasıdır.
*Bir hediyeyi veren ve alan için hüküm, birinin verdiğini hemen unutması, diğerininse aldığını asla unutmamasıdır.
*Çiftçi
Tohumu ektikten sonra işine son verirse, ektiğini kaybeder; tohumlar büyük zahmetlerle, sadece bir ürün elde etmek için getirilir; hiçbir bitki, baştan sona eşit özenle bakılmadıkça meyve vermez yani aynı kural aslında yararlar için de geçerlidir.
*Dostluğun toplamı arkadaşlarımızı kendimize eşit kılmaktan ibaret olduğundan, her iki tarafın da çıkarlarını göz önünde bulundurmalıyız.
*Herkesin kınadığı şey aynı zamanda hepsinde kökleşmiştir.
*İnsanın en nankörü, bir yararı unutandır.
*Amacımız evrenin düzeniyle uyum içinde yaşamaktır.
*Ne verirsen elinle o da gelir seninle.
*Başkasının kileri bana boştur.
*Hiç kimsenin nezaketsizliğinin, nankörlüğünün sizi o kadar kızdırmasına izin vermeyin, vermeyin ki ona bir yarar sağlamış olmaktan haz duymazsınız.
*Yanlışlıkların sisi ‘’Keşke yapmasaydım.’’ Demeye sevk etmesine de asla izin vermeyin.
*Hayatımızın gerçek bir resmi zihinsel vizyonunuzun önüne geçseydi, sanırım, az önce fırtınaya yakalanmış bir kasabanınki gibi bir sahne görürdünüz.
*İnsan hafızası zayıf kaptır ve içine konan yığınla şeyi içine alacak kadar geniş değildir; ne kadar çok alırsa, o kadar çok kaybetmek zorundadır; içindeki en eski şeyler en yenilere yol açar.
*Suçu ortaya çıktığında utanç duygusunu kaybeden biri, herkesin onu gördüğü gibi biri olmaktan korkmayandır.
*Bırakın herkes nasıl düşünmek istiyorsa düşünsün, onlara tebessüm edin.
Son derece faydalı bir kitap.