İnsan Olmak

Seneca
Yazar:
Seneca
Çevirmen:
Zeynep Özgün
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Yayınevi:
Flamingo Yayınları
ISBN:
9786057406057
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 00:00
İnsan Olmak, Romalı düşünür, devlet adamı, oyun yazarı olan Seneca tarafından yazılan 240 sayfadan oluşan Felsefe ve Düşünce üzerine yazılan kitaptır. Günlük hayatın karmaşası arasından sıyrılan bu kadim eser, insana dair her zaman konuşulacak bir konuyu ele alır. İNSAN OLMAK ’ta iyiliğin, faydalı olmanın, insanları mutlu etmenin yüceliği, derin ve anlaşılır bir samimiyetle gözler önündedir. Seneca, nankörlükle karşılaşmasına rağmen iyilik yapmaktan asla vazgeçmeyen insanların arayışındadır. Aynı zamanda kitap boyunca, daha iyi bir dünya arzulayan Seneca’nın kişisel görüşleri vardır. Kendinden sonraki filozofları ve yazarları etkilemiş olan Seneca, iyi olmanın bedelinin ağır olduğunu belirtirken, bu bedelin seve seve ödenmesi gerektiğini söyler. Bu, aslında kötülüğü azaltmak için yapabileceğimiz çok az şeyden biridir. İyilik yapmak, bireyi zor durumda bırakacak olsa da iyilikten vazgeçmemek gerekir. Çünkü Seneca’ya göre iyilik, iyilik yapmanın kolay olmadığı yerde çok daha yücedir. Bireyin mutlu bir hayat inşa etmesi, başkalarına da mutluluk inşa etmesiyle gerçekleşir. Bu kesişme, Seneca’nın ahlaki düşüncelerinin temellerinden biridir. Seneca için insan olmak, başkaları için yaratılan mutluluklarla mutlu olmaktır.
Felsefe
İnsan OlmakSeneca · Flamingo Yayınları · 039 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 448. kitabı
İNSAN OLMAK, SENECA MÖ 4-MS 65 arasında yaşamış Romalı düşünür, devlet adamı, oyun yazarı Lucius Annaeus Seneca tarafından insan doğası ve sorunsalı üzerine yazılmış didaktik bir eser. Kitabın bütününde insan olmanın, sosyal bir varlık olarak insan olmanın sahip olduğu nitelikler betimlenme çalışılmıştır. Her biri özlü anlamlar içeren ve kitaba serpiştirilen aşağıdaki alıntılar onun insana dair bilgilerinde ne derece derinleştiğinin de göstergesi olarak kabul edilebilir. *Hakaretler nezaketlerden daha derine iner. *Sonuçta verirken karşılığında ne alacağını düşünen adam, aldatılmayı hak eder. *Bir yararı yatırım olarak addetmek tefeciliğin dik alasıdır. *Daimi nezaket, doğası gereği bir yararın değerini anlayamayan veya tartamayan yaratıkların bile kalbini kazanır. *Satın aldığınız şeyi satabilmeniz ‘’Ulusların Yasası’’dır. *Nankörlere de ihsanda bulunmak erdemin bir gereğidir. *Bir insana sahip olduğu şeyi vermektense, ona sahip olmadığı bir şeyi verirsek, o hediyeyi daha kabul edilebilir yapmamız pek olasıdır. *Bir hediyeyi veren ve alan için hüküm, birinin verdiğini hemen unutması, diğerininse aldığını asla unutmamasıdır. *Çiftçi Tohumu ektikten sonra işine son verirse, ektiğini kaybeder; tohumlar büyük zahmetlerle, sadece bir ürün elde etmek için getirilir; hiçbir bitki, baştan sona eşit özenle bakılmadıkça meyve vermez yani aynı kural aslında yararlar için de geçerlidir. *Dostluğun toplamı arkadaşlarımızı kendimize eşit kılmaktan ibaret olduğundan, her iki tarafın da çıkarlarını göz önünde bulundurmalıyız. *Herkesin kınadığı şey aynı zamanda hepsinde kökleşmiştir. *İnsanın en nankörü, bir yararı unutandır. *Amacımız evrenin düzeniyle uyum içinde yaşamaktır. *Ne verirsen elinle o da gelir seninle. *Başkasının kileri bana boştur. *Hiç kimsenin nezaketsizliğinin,
İnsan OlmakSeneca · Flamingo Yayınları · 039 okunma

Yazar Hakkında

SenecaYazar · 25 kitap
Roma’ya küçük yaşta teyzesi tarafından getirilmiş ve Mısır valisinin eşi olan bu kudretli kadının gözetiminde büyümüştür. Babası atlı sınıfına (equites) üyedir ve derlediği söylevlerle Latin edebiyatında Rhetor Seneca ve Stoacı ahlak görüşleriyle tanınan Seneka, ahlakın temeline doğaya uygun yaşama ilkesiyle, bir bilge idealini yerleştirmiştir. Zamanın toplumunu bir vahşi hayvanlar topluluğu olarak gören Seneka, bilge kişisini, kendi kendine yeten, hazza olduğu kadar eleme karşı da duygusuz, korku bilmez, evrenin gerçek efendisi, erdemi özgür iradesinin sonucu olan ve ölümden korkmayan kişi olarak tanımlamıştır. Her ne kadar Stoacı maddeciliği benimsemiş olsa da, Tanrı'nın aşkın olduğunu öne süren Seneca, pratik felsefeyi öne çıkarmış ve gerçek erdemle değerin, dışarıda değil de, insanın içinde olduğunu belirtmiştir. Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir. Seneca, ailesinin varlıklı olması sayesinde ünlü felsefeciler ve söylev ustalarından (rhetor) eğitim almış ve bilgelik sevgisi yüzünden genç yaşta retorikten (söylev sanatı bilgisi) sıyrılmış ve felsefe eğitimine ağırlık vermiştir. Pythagorasçı Sotion’dan dersler alarak onun gibi etyemez olmuş ve ruhun ölümsüzlüğüne inanmıştır. Daha sonra Attalus’a bağlanıp güzel kokulardan, şaraptan, istiridye ve mantar yemekten ve yumuşak bir yatakta uyumaktan vazgeçmiştir. Kynik Demetrius’u ve Papirius Fabianus’u da hararetle dinleyen Seneca’nın felsefeye olan aşırı düşkünlüğü babasını telaşlandırmıştır; çünkü İmparator Tiberius gençliği saran bu felsefe akımlarına hiç sıcak bakmıyor, garip kılıklı ve tavırlı bu kişileri Roma’dan uzaklaştırıyordu. Ayrıca Seneca’nın, yaptığı perhizlerden dolayı zaten narin olan bünyesi daha da bozulmuştu, sağlığı iyice kötüye gidiyordu. Babası, oğlunun sağlığını düzeltmek ve felsefeden uzaklaştırmak için onu ilk önce Pompei’ye, sonra Mısır’a gönderdi. Roma’ya MS 31 yılında dönen Seneca, kendini siyasete verdi ve quaestorluk (idam cezası vermeye yetkili hakim) elde ederek mahkemede avukatlık yapmaya başladı. Quaestor oldu, senato üyeliğine seçildi. Fabianus’tan öğrendiği keskin çelişkiler içeren, imalarla dolu kısa cümleli ifadeler kullanmada oldukça başarılıydı. Kıskanç İmparator Caligula’nın deyimiyle “kum taneleri” gibi akıp giden üslubu ölüm nedeniydi. Böyle başarılı bir konuşmacının kendi Roma’sında yeri yoktu. Ancak saraydaki bazı kişiler Seneca’nın hasta bir insan olduğunu ve çok az bir ömrü kaldığını söyleyerek İmparatoru zor ikna etti ve ünlü bir düşünürün yaşamını bağışlattı. İmparatoriçe Messalina, Caligula and Agrippina'nın kızkardeşi Julia Livilla ile Seneca arasında bir ilişki olduğuna ilişkin dedikodular çıkarınca, Seneca MS 41’de Korsika’ya sürgüne yollandı. Livilla ise öldürüldü. Seneca sürgündeki yaşamını felsefe yapıtları yazarak, bilim ve şiirle uğraşarak geçirdi. İlk yıllar kolay geçti, ama sonraki yıllarda Roma’ya dönme arzusu yüreğini iyice kaplayınca, Cladius’un azatlısı Polybius’a kardeşinin ölümünden dolayı yazdığı Ad Polybium De Consolatione (Polybius’a Teselli Üzerine) başlıklı yazısında hem ona hem de imparatora adeta yalvarmıştır. Ayrıca yine aynı ruh durumuyla annesine yazdığı Ad Helviam Matrem De Consolatione (Annem Helvia’ya Teselli Üzerine) yazısında da annesinden çok kendini teselli eder gibidir. Bütün bu yakarılarına karşın Seneca Roma’ya ancak Livilla’nın kardeşi Agrippina zamanında dönebilmiştir. Genç Prens Neron’un annesi Agrippina, tanınmış bir edebiyatçının, oğlunun eğitiminde önemli bir rol oynayacağını düşündüğü için Seneca’yı sürgünden çağırtmıştı. Neron’un tüm eğitimini üstlenen Seneca, ona çağının önemli kültür konularıyla ilgili dersler vermiş, ancak Agrippina’nın felsefeye pek sıcak bakmaması nedeniyle bu konulardaki derslerine bazı kısıtlamalar getirmek zorunda kalmıştır. M.S 54 yılında Claudius öldüğünde Neron on altı yaşında İmparator ilan edilince, Seneca muhafız kıtası komutanı Afranius Burrus ile birlikte idarede söz sahibi olmuştur. Ama filozoflara yakışmayacak yaşam tarzı ile savunduğu düşünceler uyuşmadığı için hakkında dedikodular çıkmasına engel olamamıştır. Bu arada Neron tümüyle anormal davranışlar içine girmiş ve annesi Agrippina’yı öldürtmüştür. Bunun ardından Burrus’un zehirlenerek öldürülmesi Seneca’yı saray yönetiminde tek başına bırakmıştır. Bunun üzerine tüm servetini imparatora bırakarak özel yaşamına çekilmeye karar veren Seneca, bu düşüncesini Neron’a açmış, ancak reddedilmiştir. İS 64’te meydana gelen büyük Roma yangınından sonra bu önerisini yinelediği halde imparator tarafından ikinci kez reddedilmiştir. Ancak Seneca bu kez kararlı davranmış, Neron’dan aldıklarının bir kısmını geri vererek siyasetten ayrılmıştır. M.S 61-65 yılları Seneca’nın kendini tümüyle felsefeye verdiği en verimli dönemi oldu. Ancak M.S 65’te C. Calpurnius Piso’nun başı çektiği, Faenius Rufus, Plautus Lateranus ve şair Lucanus'un adının karıştığı Neron’a karşı düzenlenen bir suikast girişimine onun da adı karıştığı için, İmparator tarafından kendini öldürmesi emri verildi. Bütün yaşamı boyunca ölümün hiçe sayılması gerektiğini savunmuş olan Seneca, bu emri metanetle karşıladı ve M.S 65’te damarlarını keserek intihar etti. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Lucius_Ann...