İlk 200 sayfa hep türbülansta geçti. Bu kısım esas konuya geçmeden önce romanın planlanması niteliğinde, alt ve üst kurmacanın ayarı diyebiliriz. Esas meseleye bir türlü ulaşılamaması sebebiyle bu türbülans diye adlandırdığım kısım epey sıkıcı diyebilirim. Kitaba üç kez ara vermek zorunda kaldım. Fakat sarsıntıdan sonra kitap açılıyor hatta her cümle, her kelime, her gönderme dimağa 'dank' diye iniyor ve sizi dehşete düşürüyor. Yazar bu andan sonra ülkenin gerçeklerini sorgulamaya, durum tespitleri yapmaya ve çatışım halindeki olguları sıradışı bir perspektifle ele alıyor. Kitabın düşünsel boyutu çok iyi. Ama şunu söylemekte yarar var; herkese hitap eden bir roman değil.