Dexter'ın İzinde, Aşağılarda
4/10
·344 syf.··
2025 26. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 23:34
Seri katilleri avlayan bir seri katil hikayesi yeni bir konu değil. Senelerin ikonu Dexter Morgan varken asla ve asla değil... Kitaba büyük bir heyecan ve açıkçası beklentiyle başlamıştım. Birkaç yerde gördüğüm yorum ve paylaşım bana kaliteli bir heyecanın umudunu vermişti. Ama patladım. Bir kez daha. Yazar hanımın kısa biyografisinden yarı Türk yarı Alman olduğu ve suç psikolojisi üzerine eğildiği bilgisini edinsem de bu "Türklük" ibaresini başka hiçbir yerde göremedim. Hatta Goodreads ortamlarında Amerikalı-Alman falan yazıyordu. O yüzden bu kimlik karmaşası beni garip bir güven problemine itti. Çünkü daha kim olduğumuz konusunda emin değilsek yazdıklarımız konusunda insanları nasıl ikna edeceğiz, değil mi? Yazım tarzı ve karakterlerin iç dünyası hakkında sorunlar olduğunu düşünüyorum. Bu da benim kitaptan zevk almamam için büyük bir unsur, kendimi okuduğuma veremiyorum. Leah, bizlere antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olarak lanse edilmeye çalışılmış bir karakter. Ben antisosyal kişiliğe sahip biri değilim o yüzden bu insanların ruhani artı ve eksilerini nasıl gördükleri konusunda uzman sayılamam ama senelerce bu konu üzerine eğitim alan biri olarak kendimi konuşmakta yetkin buluyorum. Leah kitabi bir psikopat ve bu çok itici. Baktığımız zaman küçük yaşlarda kendini göstermiş. Duyguları anlamakta zorlanmasa da kendi hissedemiyor. Sınırlı bir duygu yelpazesi var. Robot gibi olduğunu iddia ediyor. Narsizm mevcut. His minimumda. Şimdi... Gelelim bu ablamızın kendi bakış açısıyla anlattığı yerlere. Ben Leah'ı fazla kitabi bulduğum için onun bölümlerinde çok sıkıldım. Sürekli ne kadar parası olduğundan ve bunun nasıl önemsiz olduğu üzerine atıflarda bulunuyor. Diğer karakterler de Leah'ı yarı tanrı gibi anlatıyor ve bu da oldukça rahatsız edici. Çoğunlukla insanlar tehlikeli olarak addettikleri biriyle karşılaştıklarında içgüdüsel olarak geri çekilirler. Eğer Leah gibi şiddete meyilli bir psikopatla karşılaşırsanız da bunu ona salyalarınızı akıtarak göstermezsiniz. Şahsi olarak bu tür katil sıfatlı kişiliklerin de ilahlaştırılmasını doğru bulmuyorum. Katil, katildir. Romantikleştirilemez. Bir başka karakter Liam. Kendisi ahlak pusulasının dikine giden bir FBI ajanı. Ailesi falan her şeyi sorunlu ama kendi bir fasulye sırığı misali dimdik kalmayı becerebilmiş. Leah'ın işlediği bir cinayet sonrasında bütün ipleri bir şekilde kızımıza bağlamayı başarabilmiş bir karakter olarak karşımıza çıkıyor ki aslında bu da kendi başarısı değilmiş falan filan... Liam beni çok da rahatsız etmedi. Sadece alık ve fazla ısrarcı bir karakter. Kitabın çoğunda da onun gözünden olayları okuyoruz ama onun da Leah'a olan saçma hayranlığı beni sinir etti. Kitabın sonunda inanılmaz saçma olaylar dönüyor. Yazar son anda bir olay patlatmak istemiş ve her şeyi mükemmel zekaya bağlamaya çalışmış ki inanılmaz eğreti duruyor. Suratımı buruşturarak okudum. Kısacası çok toplama bir kitap olmuş. Buna benzeyen daha orijinal bir kitap daha var; Mindfuck serisi. Yazarı vefat ettiği için hakları alınamıyor mu yoksa alınması sıkıntılı mı ne herhalde. Orada da aynı konu mevcut. FBI ajanı ve seri katil bir abla. Katillere Ölüm beni hayal kırıklığına uğrattı. Bitirmek için kendimi itmek zorunda kaldım. Ya kitabın orijinal adı bile üzerine çok düşünülmemiş; I Kill Killers. Peki abla. Tamam.
Katillere ÖlümS.T. Ashman · Panama Yayınları · 202556 okunma
·
179 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.