·70 syf.····Okunma: 08 Temmuz 2025 15:59 — Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor
Bir Müslüman olarak, Yahudi ya da başka bir dine mensup kişilerin kaleme aldığı menkıbeleri okumayı hiç ama hiç sevmem. Bu eserde olduğu gibi "Tanrı" kavramına insani zaaflar yüklenmesi, Tanrı’yla sert ve isyankâr bir dille hesaplaşılması, bana fazlasıyla “şeytani” bir yaklaşım gibi geliyor. Kitabı okurken sürekli şunu düşündüm: Bir insan nasıl olur da Tanrısına bu şekilde seslenebilir?
İsterseniz bu tavrı ergenlik olarak değerlendirin, isterseniz aşırı hassasiyet. Ama benim Kitabımda, hem mecazi hem gerçek anlamda, bu tarz menkıbelere asla yer yok. Siz nasıl düşünürsünüz bilemem.
Zweig’e dönersek... Bir yandan peygamber anlatıyor, peygamber eşi üzerinden bir olay örüyor ama aklı fikri hâlâ sevişmede, hâlâ cinsel dürtülerde. Gerçekten pes dedirtti.
Ayrıca Rahel’in Tanrı’ya yönelttiği serzenişlerde sanki şöyle bir tavır var: “Beni sen böyle yarattın, o hâlde bu arzularımın, bu seçimlerimin sorumlusu ben değilim.” ?!?!?! O zaman katiller ve diğer iğrenç suçları işleyenlerin bir suçu yok? Çünkü "Tanrı" kavramı o insanlara onu yaptırdı?
Dediğim gibi... Bazen yaşım mı bu konuları anlamaya yetmiyor, acaba hata bende mi diye düşünüyorum. Ama ne kadar çabalasam da Zweig’in anlatım tarzı bana saygı uyandırmadı. Gönlüm onu değerli bir yazar olarak kabul etmeye razı gelmiyor.
— Üçüncü Güvercinin Hikâyesi 5 sayfalık bir bölüm kapsıyor ve kitaptaki en okunabilir bölüm.
— Ölümsüz Kardeşin Gözleri, baş karakter adama sinir olduğum, nasıl bilge biri olarak adlandırıldığına anlam veremediğim biri.
Bir kişiyi öldüren birinin cezası nedir? Ya ölüm ya ömür boyu hapis? Hal durum böyleyse neden hapis cezası verdiği birinin sözleri üzerine derinnnnnn felsefeler içine giriyor. Allah'ım kriz.
EN NEFEET ETTİĞİM STEFAN ZWEIG KİTABI KESİNLİKLE BU.