·320 syf.····Okunma: 08 Temmuz 2025 20:23 Peyami Safa’nın Eğitim, Gençlik, Üniversite adlı eseri, Türkiye’nin 1940’lı ve 50’li yıllarına ışık tutarken, aynı zamanda evrensel ve zamansız bir eğitim eleştirisi sunar. Yazar, dönemin modernleşme sancıları içinde kimlik bunalımı yaşayan gençliği, fikir üretmekten uzaklaşmış üniversiteleri ve mekanikleşmiş eğitim sistemini derinlemesine sorgular. Kitap yalnızca bir deneme derlemesi değil, aynı zamanda bir kültürel muhasebe metnidir.
Safa’ya göre eğitim, sadece mesleki bilgi kazandıran bir araç değil; bireyin karakterini, düşünce yapısını ve ahlaki duruşunu inşa eden temel bir süreçtir. Ancak Türkiye’deki eğitim anlayışı, pozitivist ve yüzeysel bir formasyona indirgenmiştir. Öğrenci yetiştirmek yerine ezberci memurlar yetiştiren bu yapı, bireyi edilgenleştirip sorgulama yetisini köreltir. Safa, bu ruhsuz sistemin gençliği yozlaştırdığını savunur.
Üniversitelere yönelik eleştirileri ise oldukça net ve bugüne ışık tutar niteliktedir. Ona göre üniversite, yalnızca diploma dağıtan bir kurum değil; düşüncenin özgürce geliştiği, kültürel bir zemin sağlayan fikrî üretim merkezidir. Ancak 1940’ların Türkiye’sinde üniversiteler, bu misyondan uzaklaşmış; bağımsızlıklarını ve entelektüel duruşlarını yitirmiştir. Ne acıdır ki, bu eleştiriler bugün hâlâ geçerliliğini korumaktadır.
Gençliğe yaklaşımı ise oldukça idealdir. Ona göre gençlik yalnızca bir yaş aralığı değil; cesaretin, idealizmin, sorgulamanın ve yaratıcı enerjinin yoğunlaştığı bir dönemdir. Fakat bu potansiyel, kötü tasarlanmış eğitim yapıları içinde körelir ve ortaya fikirden yoksun, yönünü kaybetmiş bireyler çıkar. Safa'nın "fikirsiz aydın" eleştirisi, tam da bu boşluğu tarif eder.
Safa’nın dili zaman zaman ağır olsa da düşüncelerinin berraklığı ve eleştirilerinin derinliği, bu yoğunluğu gölgede bırakır. Zihinsel keskinliği, okuyucuyu sarsar; rahatsız eder ama düşünmeye zorlar. Zaman zaman muhafazakâr, zaman zaman ilerici duruşuyla hiçbir kalıba sığmaz; ama hiçbir zaman konformist değildir.
Sonuç olarak, Eğitim, Gençlik, Üniversite, yalnızca kendi dönemine ait meseleleri tartışmakla kalmaz; bugünün eğitim sorunlarına da doğrudan temas eder. Aradan geçen on yıllara rağmen, Safa’nın çizdiği manzaranın hâlâ geçerli olması; eserin entelektüel gücünü ve Türkiye’nin yapısal sorunlarının sürekliliğini ortaya koyar. Dönemin çığlığı, aslında hâlâ kulağımızda çınlamaktadır.