UZUN HİKAYE BE ARKADAŞ
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Öncelikle yazarı ve kitabı D&R'da tesadüfi bir şekilde buldum. Kitaplığıma attım uzun bir süre bekledi. Şans eseri tatilde ve yıllık izinde olduğum bir dönemde okuma fırsatım oldu. Kitabı açıp okumaya başladığımda beklentim yüksek değildi ve ön fikri olarak hiçbir bilgim yoktu. Kitaptaki ön resimde Kenan İmirzalıoğlu'nun olması kitabın içeriğiyle birleşir diye tahmin ediyordum ki filme bir gönderme olarak tasarlandığını düşünüyorum. Yıllık izine giderken tesadüfi bir şekilde çantama attığım sahilde yanıma neyi götürsem diye şans eseri göz göze gelmemiz sonucunda okuma fırsatına eriştim. Kitabı açıp '' Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.'' ifadesi ile hızlı bir bağ kurmama , kitabın içine içine çekmesine ve bir çırpıda bitirmeme sebep oldu. Kitabın akışı; bütünselliği, olayların zaman geçişi, örgü ağı, duygusal vuruşları, diyalogların gerçekliği, olayların dışına çıkıp anlatım olarak kendini sunması muazzam şekilde işleniyor. Duygu geçişlerini güçlü bir şekilde hissediyorsunuz. Adeta kitabın içine girip Pelvan Sülüman'ın torunu Ali'nin yanında yaşıyormuşsunuz hissi veriyor. Kısacası büyüleyici bir anlatım tarzı oluşturmuş. Ayrıca dilin özgünlüğüne de değinmek gerekli yazar bölgelerin dil yapısını oldukça güzel betimlemiş. İlginç bir şekilde yazar diyaloglarında Çehov ve Yaşar Kemal esintilerini hissettim. Kitabın içeriğine dair daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuyun, okutturun abi çok keyifliydi. Karakterler başta Ali ,Münire ve Mustafa olmak üzere kasabada bulunan çok özgün belediye başkanı, zabıta başı, musa çavuş, emin efendi , üçgen erdoğan, kara turan, celal vb oldukça başarılı. Aynı zamanda bir sistem eleştirisi çürümüş insan karakterlerine değinirken bir yandan kıymet üstünde tutulan değerli insanlar yani iyi-insan kötü insan dualizmi. Hiç bir zaman iyi de bitmeyecek kötü de bitmeyecek tabi bu kavramlara verilen anlam örtüsü üzerinde değişir. Parti kavramının dilsel anlamını eleştirel bir biçimde açıklaması ve gönderme mesajlar da etkileyici. Aile kavramını, güzel sevilme ve güzel sevgi biçimi, baba-oğul ilişkisi, kasaba-halk ilişkisi, devlet-halk ilişkisi tam bir taşra hikayesini derinliklerde hissettirmiş. Metaforlara gelecek olursak güzel bir vagon ve tren metaforu oluşturulmuş. Sürekli devinim ve hareket halinde bir aile. Kök salamama, yeri geldiğinde her şeyi bırakıp gitmek ister insan bu gitmelerin arkada bıraktığı anılar,hikayeler ve bu bırakıp gitmelerin aynı zamanda yenilerine bir yer açma hikayesi. Dedik ya arkadaş uzun hikaye kim anlatacak aç oku :) ''Bir vakte erdi ki bizim günümüz Yiğit belli değil mert belli değil Herkes yarasına derman arıyor Deva belli değil dert belli değil''. Okuduktan sonra filmini de izle arkadaş. Filmdeki oynayan oyuncu kadrosu adeta şampiyonlar ligi gibi. Kolpaçino da diyor ya içerisi şampiyonlar ligi gibi abi pırlantacılar, galericiler, kuyumcular vb. Filmde ve kitapta örtüşmeyen noktalar oluyor ama Kenancığım harika bir iş çıkarmış. Mustafa karakterlerini de oynayanları ancak bu kadar vasat seçilebilirdi. Kitapta detaylı işlenen Kara Turan karakteri filmde çok sönük kalmış. Selami karakteri de filmde ki ve kitaptakiyle pek örtüşmüyor ve hatta biraz zıttı ancak kitabın bütünlüğü büyük bir şekilde korunmuş ve başarılı aktarılmış. Osman sınav her zamanki gibi harika bir iş çıkarmış. İzleyin ve okuyun sağlıcakla kalın dostlar.
1000Kitap
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
·
114 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.