Büyük Resmi Görenler Derneği onursal başkanı Dan Brown tarafından kaleme alınmış aksiyonu bol, hikayesi sağlam bir polise romanı Melekler ve Şeytanlar ...
Hikaye hemen hemen 24 saatlik bir zaman dilimini neredeyse saniye saniye fotoğraf karelerine ayırırken seyir olarak güzel bir zindelik hakim kitapta.
Akademik kariyerini İlüminati gibi bir takım oluşumların tarihçesine adamış olan Simgebilim Profesörü Robert Langdon'un, CERN [Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi] direktöründen ilginç bir cinayet haberi almasıyla başlayan kovalamaca Vatikan'ın sokaklarında devam ediyor.
Cinayete kurban giden bilim insanı olan Leonardo, ki aynı zamanda eski bir din adamı olur kendisi, yapmış olduğu araştırmalarda evrenin yaradılılının bir prototipini geliştirerek bilim-din arasında süregelen zıtlaşmaya kendince bir son vermek niyetindedir. Ancak imha gücü yüksek olan karşı madde adını verdiği prototip, onun eceli olur. Göğsü, mükemmel bir simetriye sahip 'ilüminati' yazılı bir mühürle dağlanmıştır ve sağ gözü oyulmuştur.
İşaret fişeği olan bu cinayet ve hırsızlık ile Vatikan'da gerçekleşecek papa seçimleri tesadüfi bir denk geliş midir yoksa yarım milenyumluk uykusundan uyanan İlüminati Katolik kilisesinden intikamını almak derdinde midir diye zihin fırtınası yaparken roman her an başka bir seyir alıp çarpıcı bir sonla okuyucuyu karşılamayı başarmış hissi uyandırdı bana göre.
“Bilim bana Tanrı’nın mutlaka var olması gerektiğini söylüyor. Aklım bana Tanrı’yı asla anlayamayacağımı söylüyor. Ve kalbim bana mutlaka anlamam gerekmediğini söylüyor.”
Melekler ve Şeytanlar - Dan Brown
Yayınlandığı tarihten bu yana çeyrek asır
Ümit ve Korku... Din ve Bilim...
Vatikan sokaklarında, melek önderliğinde kutsal av...
Keyifli okumalar...