BUKALEMUN-4-YAMAN
Yazarı: Aslıhan DOĞA
Yayinevi: Theseus
Sayfa Sayısı: 544
Merhaba. Serinin (4.) kitabını da okuduk yorumlayalım bakalım.
"Abi, Sansar'ı Alaz'ı öldürmesi için tutmuşlar!" demişti Kürşat. İşte kitabımızın serüveni bu cümleyle devam ediyor. Alaz için tutulmuş profesyonel bir kiralık katil var ortada. Kimin tarafından tutulduğu belli olmayan katilin sadece isminin bilindiği bir durumla karşı karşıya geliniyor. Bozdumanlara ve Alazlara haber aynı anda uçarken bundan sonra ki süreçte hedef Alaz Yamandağlı'yı korumaktır. Ömrünü Alaz için adamış olan Yaman katili duyduğundan beri endişelidir. Canını ondan yine koparacaklar diye tedirgin ama asla korkak değildir. Fırat Bozduman kıvrak zekası ile Sansar'ı tuzağa çekerken Oğuz Bozduman işlerle ilgili sıkıntılar yüzünden Ragıp ile birlikte yurt dışına gitmiştir. Esat, Kerim ve Adil, Yaman'ı biran olsun yalnız bırakmaz iken Alaz ise Yaman'a kırgındır. Kendi canını hiçe sayması, ona porselen bir bebek gibi davranması Alaz'ı kırmıştı. Zeynep Oğuz'un karışıklık için yurt dışına gitmesi ile günleri ev hastane arasında giderken Ayşe ise Sansar olma ihtimali olan kişileri araştırmaya başlamıştır. Ekrem ve Sadık Ağa Tahir'den onlara kalan emanet için kendi canlarından olanı ikinci sıraya aldıklarında tek düşünceleri Alaz'a bir şey olmamasıdır.
...
Seri tüm hızıyla devam ediyor. Bu sefer av olan Alaz iken bakalım kiralık katil kim çıkacak?
Kitaptan Alıntılar
*"Ulan hem endişeleniyorsun hem de herifi süründürüyorsun."
Alaz kaşlarını çattı, dudağını sarkıttı. Kaşlarının altından utangaç gözlerini Fırat'a kaldırdı.
"O başka bu başka. Sürünsün! Daha çok sürünecek. Hakkımdaki o saçma yargılarının acısını çıkarmadım daha."
Fırat hafif bir kahkaha attı. Ondan beklenmeyecek şekilde Yaman'ı desteklercesine karşılık verdi.
"Tamam, haklısın da... Çok uzatma bence. O da çok fenaydı kaç gündür. Hem erkek erkeği anlar. Çekincesi çok da boş değildi."
Alaz terslenir gibi Fırat'ın kollarından çıkarak geriye bir adım attı, elini boşlukta salladı. Yüzünü buruşturarak karşılık verdi.
"Abi bir git ya! Neyin kafasını yaşıyorsunuz siz? Gerçekten? Paket mi önemli, içindeki mi? İnsanlar için görüntü bu kadar önemli mi sahiden?"
*Yaman başını aşağı eğdi. Özür diler bir tonla devam etti.
"Ben seni geride tutmak istedim... Hep isteyeceğim... Senin korkulu tek dakika geçirmen benim cehennemde binlerce yıl yanmam demek... Ben seni koruyacağıma yemin ettim. Annene söz verdim... Babana söz verdim... Ama onlardan öte; ben Rabbime söz verdim. Seni bana verirse, hayatım pahasına seni koruyacağıma yemin ettim... Bunun için canımı vermem gerekiyorsa veririm dedim. Her yeminin, her sözün bir bedeli vardır. Benim ödeyeceğim bedel, seninkine karşılık benim hayatım... Bu ne pahasına olursa olsun kabul ettiğim, razı geldiğim bir anlaşma. Rabbimle benim aramdaki anlaşma. Girme aramıza. Ne olur girme. Seni bana verene yüzümü kara çıkarma."
*"Üzülme kurban..." diye mırıldandı Ağrılı. Koluna yaslanan kızı rahatsız etmemek için diğer elini uzattı, saçlarını okşayarak nasırlı avuçlarını yanağına okşarcasına sürttü. "Yarına bitecek her şey, sen de rahat bir nefes alacaksın."
Alaz gözlerini açmadan mırıldandı. "Ben kendim için üzülmüyorum Ağrılı. Ben artık Yaman'ın yıpranmamasını istiyorum."
Ağrılı'nın dudağının ucu belli belirsiz kıvrılırken anlayışla başını salladı.
"Sağ yanım önemsiz, sol yanım rahat olsun diyorsun."
"Ben sadece sol yanımı hissediyorum Ağrılı."
Bukalemun 4: YamanAslıhan Doğa