Puan vermedi·128 syf.··
2025 8. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 15:59
“Sen benim kim olduğumu hiç bilmedin…” Zweig’in kelimeleriyle ruhuma kazınan bir öykü… İsimsiz bir kadının, tek taraflı ve saplantıya varan bir tutkuyu hayat boyu taşımış olması, beni hem hayran bıraktı hem ürküttü. Bu gerçekten aşk mıydı? Yoksa yok edici bir bağımlılık mı? Karar veremedim. Ama bildiğim şu: Böylesine derin hissetmek için insanın yüreğinde bir yanık olmalı. Kadının çığlığı, görünmezliğe terk edilmiş tüm kadınların sesi gibi geldi bana. Sevdiği adam için kendi varlığını yok sayan, ömrünü bir mektuba sığdıran bir kadın… Ve adamın bu hikâyede yalnızca bir “figür” oluşu bana çok şey düşündürdü. Belki de en büyük aşk, hiç tanınmadan hissedilendi. Belki de en büyük acı da buydu. Okurken bir yandan kadın karakterin gücüne ve sabrına hayran kalıyor, bir yandan içimden “keşke kendini de sevebilseydi” demekten alıkoyamıyorum. Zweig yine yapmış yapacağını… Okurunu tek bir mektupla darmadağın edip aynaya baktırıyor: > Aşk mı bu, yoksa yalnızlığını sevgiye benzeten bir kalp mi? Son satırda içime şu cümle düştü: “Birini sevmek kendini silmek değildir.” Not: Kitap kısa ama hissi uzun. Bir oturuşta okuyup, günlerce düşüneceksiniz. Özellikle kadın-erkek ilişkilerine, aşkın doğasına dair sorgulama yapmak isteyen herkes okumalı. “Sevmek seni görünmez kılmamalı.”
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir Kadının Hayatından 24 SaatStefan Zweig · Can Yayınları · 20248,6bin okunma
·
99 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.