·318 syf.····Okunma: 09 Temmuz 2025 20:07 "Atlas Okyanusu'nun dibinde bir kitap yatıyor. Anlatacağım, işte onun hikayesi."
Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ından bahsediliyor giriş cümlesinde, Benjamin O. Lessage, Titanic'te yanında olan kitabın hazin sonunu da doğrudan vermiş oluyor böylece.
Bu kitabı okurken sık sık Alamut'u da (Vladimir Bartol'un kitabı) okumam önerildi ama benim önerim önce Alamut'u okumanızdır. Çünkü çok daha önce Alamut'u okumuştum & ön bilgilenmeyle Hasan Sabbah'ın sık sık adının geçtiği Semerkant'ı daha iyi anlayabildiğimi düşünüyorum.
Konusu; Ömer Hayyam hanlardan birinde Hasan Sabbah'la tanışır & sohbetleri ilerlerken Sabbah ondan bilgi edinmeye çalışır ama çok farklı niyetleri olan bir insandır & tehlikelidir. Hayyam'ın gizli saklı yazdığı Rubaiyat'ı duyduğunda bu defa onun peşine düşecektir. (Birinci bölüm)
(İkinci bölüm) 7-8 yüzyıl sonra bu el yazması eserin peşine düşen girizgahta adını gördüğümüz B. Lessage ise bir şekilde kitaba ulaşır & eşiyle beraber Titanic'te yolculuk eder & spoiler olmayan son ise geminin batmasıyla son bulur.
Arada atladığım çok şey var işin aslı, 2 ayrı yüzyıldan bahsedilen kitapta geçiş yumuşak & olabildiğine bağlantılı olsa da ben akışı zorlama buldum. Ayrı ayrı 2 eser olmasını yeğlerdim çünkü bu 2 bölüm de kendi içinde konu bütünlüğünü çok iyi muhafaza etmişti & uzunluk olarak da benzerdi, tek kitapta tutulması gereksizdi bana göre. Ya ilk kısmı ya da 2.kısmı kısa geçseydi daha çok hoşuma giderdi, tam hikaye bitti derken yüzyıllar sonra devamında olanları okumak merak uyandırıcı olsa da yazarın anlatım biçimi de bana göre değişmişti, hoşlanmadım :(
Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar -.-