Mehmed Zahid Kotku'nun ( Allah kendisine rahmet etsin) bu kitapta ilim bahsi hakkındaki görüşleri derlenmiştir. Eserde ilmin ne'liği, önemi, alim ve talebe arasındaki ilişkiler, alimin İslam'daki yeri, amelsiz ilim gibi pek çok konuya temas edilmiştir.
Muhtelif alıntılar hafıza'ya kayıt amacıyla iş görecektir inşallah.
***Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Hazretlerinin:
<<Fayda vermeyen ilimden sana sığınırım» buyurması, ne kadar vecîzdir. İstanbul Müftüsü rahmetli Ömer Nasûhi Efendiden sormuşlar:
<<<- Efendim, bu elektriği icâd edip, bizleri nûra garkeden ve bütün işlerde sayısız ni'metlere nail olmamıza vesile olan falan falan kâfir kimseler de cehenneme girecekler mi? Beşeriyete bu kadar hizmetleri var!>> dediklerinde...
<<<- Evet evladlarım, belki onların azabı iki kat olacaktır. Çünkü onlar, Allah Teâlâ'nın kendilerine vermiş olduğu müstesnâ bilgiden istifade etmesini bilmemişler ve bütün zekâlarını dünyâ bilgisine hasredip basîretü'd-dünya ve'l-âhire (Dünya ve ahiret saadetlerini gören) olunmamışlardır» diye cevap vermiştir.
***
"La ilahe illallah Muhamedün Resulullah» diyenlerin Cennete gireceklerine dair tebşirat çok, fakat şartları vardır. Evvelâ; «bu kelimeyi ihlâsla söylemek lazımdır» demişler. İhlâs nedir? diye sormuşlar. Сеvâben:
<<Seni Allah (Azze ve Celle)'nin yasaklarından menetmesidir.>> buyurmuşlardır. Bu yasaklar ki, günah kitaplarında sayılı ve yazılıdır. Onları öğrenip onlardan kaçmak lazımdır. Meselâ: Yılanın sokucu olduğunu bilen kimse, tabiatıyle ondan uzak olur. Aslan da böyle, diğer zararlı şeylerin hepsi de öyle değil mi? ufacık mikroptan bile nasıl kaçıyoruz. Zira zararı meydanda. Öyleyse; Allah (Azze ve Celle)' nin yasakları var. Günahları baştan başa hepsi maddi ve manevî zararlarla dolu, İbadetler de maddi-manevi faydalarla dolu. Öyleyse bu zararları bile bile irtikâp etmek, şüphesiz akılsızlık alâmetidir; lâkin deli değildir. Şu halde <<delilik 40 çeşittir» derler. Bu da onlardan birisi, faydasını bilmeyen, zarardan kaçınma yanın aklı da o kadardır.
***
... Eğer bilgisi artıyor da, zühdü, takvası, vera'sı artmıyorsa; bu ilim matlup olan ilim değildir.
***
"İlmi bilmeyene öğretmekte sadaka sevabı vardır. Ehli olan kimselere öğretmekten ise, takarrub-ı İlahi hasıl olur." Yani; Hakka kurbiyet hasıl olur.
***
"Her kim, kırk gün sabah namazını ilk tekbirini kaçırmadan imam ile kılarsa, ona iki tane beraat verilir. Birisi nardan, Cehennem'den beraat, birisi de münafıklıktan beraattır".
***
... Bugün imam ve müezzinlik, meslek haline getirilmiş birer me'mûriyettir. İmam-ı A'zam'ı görmüyor musun? Zamanın en büyük âlimi olduğu halde me'mûriyetten nasıl kaçmıştır. Zamanın hükümdarı kendisini kadı yapmak istediği halde, hapis ve dayağa razı olmuş ve kabul etmemiş, nihayet işkence ile öldürülmüştür. Biz bunları pekâlâ biliriz de, yine me'mûr olmak için can atar, devlet kapılarını aşındırırız.