Duygu ve düşüncelerim
10/10
·283 syf.··
2025 6. kitabı
Bu kitap daha en başından beni büyüledi. İsimsiz uzaylımız, insanlara o kadar büyük bir ön yargı ve tiksintiyle bakıyordu ki, kendimi onun yerine koymaya ve onun bakış açısıyla bize uzaktan bakmaya çalıştım. Bu hoşuma gitti çünkü günlük hayatta neye canımız sıkılıyor, stres oluyor veya seviyorsak, her şey “insan” ile alakalı ve insana dair. Bir bakıma dünya bizim etrafımızda dönüyor gibi. Bu yüzden kitabın sunduğu o bakış açısını okumak hem kafa açıcı hem de çok zevkliydi. Ana karakter kitap boyunca insana dair o kadar çok şey öğreniyordu ki, o bize dair minik detaylar hoşuma gitmeye, gözüme bir başka görünmeye başladı. Fıstık ezmesinden bahsedişi ve en sevdiğim alıntılardan olan “İnsanlar bir şeyi çok beğendiklerinde avuç içlerini birbirlerine vuruyorlar. Hiçbir anlamı yok bunun. Ama bunu sizin için yaptıklarında beyniniz tatlı tatlı ısınıyor”. Başlarda uzaylının kendi gezegenine imrenmediğim değil. Ölümsüzlük ve akıl okuma, hastalıkları iyileştirme gibi ileri düzey teknolojilere hayran olmayacak insan yoktur herhalde. O yüzden ilk bakışta, insanlar acı çektiğimiz, yaşlandığımız ve sınırlı hayatımız olduğu için çok ilkel, çok kusurlu gözüküyoruz. Ancak kitap boyunca kendimi insanları savunurken, her şeye rağmen onların güzelliğine odaklanırken buldum. Evet bir yandan bakınca çok ilkeliz. Kafamız, her gün gördüğümüz reklamlara yıkanıyor ve şekilleniyor, yapmak istemediğimiz şeyleri düzen pahasına yapıyoruz, kalp kırıyoruz, ihanet ediyoruz, yalan söylüyor ve manipüle ediyoruz. Acı çekiyoruz, yalnız kalıyoruz ve ölmek, her şeyi bitirmek istiyoruz. Ama bir yandan da seviyoruz, köpeğimizle oyunuyoruz, ihtiyacı olan biri için market alışverişini yapıyoruz, birbirimize destek oluyor, yaralarına bakıyor, seviyor, öpüyor, teşvik ediyor, şiir okuyor, ağlıyoruz. İnsan’ın bunca güzelliğinin de bir bedeli var, ve ne olursa olsun, duyguları olmayan, ölümsüz, boş varlık olmaktan kat be kat güzel insan olmak. İnsan olmak zor, uçsuz bir kuyu gibi. Karmaşık kuralları var kurduğumuz bu yaşamın. Dillerimiz var bir sürü,” İç geçirmeler dili, Sessizlik Anları dili, Kaş Çatmaları dili…” Bağlamları var her şeyin, bir futbol maçında Emily Dickson’dan alıntı yapmayacağımız gibi… Çatışmalarımız, tutarsızlıklarımız var. Diyeceğim o ki insan olmak kelimelere dökmesi gerçekten zor olan bir şey. Bu kitap bana en güzel şekilde insan olmayı anlattı. Kafam dopdolu. Okumamla bende bir şeylerin değiştiğini hissediyorum. Sanırım bir süre üzerine düşüneceğim bin bir şey aldım kitaptan. “Ama ne olurdu cennette Ne yapardınız? Bir süre sonra hatalara, kusurlara hasret kalmaz mıydınız? Aşkı, arzuyu, yanlış anlaşılmaları, hatta belki biraz da şiddeti aramaz mıydınız canlanmak için?”
Duygu ve Düşünce
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.