Kitabın büyük bir kısmında Ali Şeriati, kendi inancına göre takip edilmesi gereken, Allah'ın istediği asıl tevhid dininin esaslarını açıklıyor. Fıkhi kısımlara kısmen değinirken kitapta asıl yapılan, bireylerin zihinlerinde ve kalplerinde nasıl bir dini inanç gelişmesi gerektiğini defalarca, etkili bir dil kullanımı ile açıklamak olmuş.
Kitabın sonuna doğru arkadaşları ile konferanslardaki konuşmalarına yer verilmiş. Burada konferanstaki dinleyicilerin soru ve eleştirilerine, aynı zamanda Şeriati ve arkadaşlarının bu eleştiriler karşısında cevaplarına yer verilmesi yazar ile karşılıklı konuşma hissi oluşturdu. Şeriati'nin iğneleyici, alaycı, sert ve zaman zaman üstenci dilinin; fikirlerinin altını açıklamalarıyla doldurabildiği için yerinde olduğunu düşünüyorum.