Evet, yaptım. Oturdum ve bu kitabı okudum. Bu kitap şu malum olayla ilgili kafamı karıştırıyor açıkçası. Bunu eleştiren ve iğrenç bulanlara da hak veriyorum, o sahneye dümdüz bir i*stismar sahnesi diyemezsiniz alt yapısı var ve okudukça anlıyorsunuz diyenlere de hak veriyorum. Şöyle bir durum var; önce ne okuduğumuzu bileceğiz. Biri 'hayır' diyorsa bu 'hayırdır' diyerek eleştiriyorsunuz ama Dark Romance'in olayı zaten hayır'ın hayır olmaması. Yani biz yeraltı edebiyatı okuduğumuzda karakterlerin hastalıklı zihinlerini eleştiriyor muyuz mesela? Hayır. Sonuç olarak ne okuduğumuzu biliyoruz. Ama... Ama öte yandan bu durum romantize ediliyor mu? Ediliyor. Her okuduğumuza da 'ama bu bir kurgu' diyerek mi bakacağız yani? Gerçek hayat karşılığı kuramayacak mıyız hiç? Gerçek hayatta bunun olduğunu düşünüp sinir krizlerine girmeyelim mi? Her etik dışı şeyi de ama bu kurgu deyip geçiştiremeyiz.
Ama... Bir ama daha... Bu zaten dark romance. Vallahi kafam çok karıştı.
Yani başlarken bu konuda düşünüp başlamalısınız.
Bunun dışında Rina'nın Yalanın Yemini denen saçmalığından çok daha iyi. En azından bir konusu, oluşturulmuş karakterleri var. Orada yalnızca smut üzerine kurulmuş bir kurgu ve tipler vardı o kadar. Dili basit, akıp gidiyor. O malum sahneden rahatsız olmam diyorsanız ve rs'ye girmişseniz buyurun, sizi rs'den çıkaracak o kitap.