Çerezlik bir ergen kitabı okuyayım diye elime aldığım kitap beni tamamen şaşırttı.
Neden mi? Öncelikle karakter derinliği var. Her karakterin bir motivasyonu var ve yaptıkları, seçimleri sizi kızdırsa ya da onaylamasanız bile neden yaptığını anlayabiliyorsunuz. Dünyalarına rahatlıkla girebiliyorsunuz.
İkincisi, Bir olay örgüsü var. Öylesine iki ergenin aşk hayatını okumuyorsunuz. Her konu, her olay bir yere bağlanıyor. Bir an durup taa ilk sayfalardan bir şeyi hatırlayıp haa bu yüzden diyorsunuz.
Üçüncüsü, tüm yan karakterlerin de bir hikayesi var. Hiçbiri öylesine yazılmamış. Biri gelsin maymunluk yapsın okuyucuyu güldürsün diye eklenmemiş yani. Ben bir genç kurgu hayranı olarak hep görüyorum bunu ve çok muzdaribim. Oysa bu kitapta hepsinin hikayede bir yeri var ve hepsi sadece kendi hikayelerinde var olmuyor, aynı zamanda ana hikayeyi de etkiliyor.
Dördüncüsü, karakter gelişimi var. Hiçbir karakter, bakın hiçbir karakter kitabın başındakiyle aynı kalmıyor sonunda.
Beşincisi ve en önemlisi, bir meramı var. Anlatmaya çalıştığı bir şey, vermeye çalıştığı çok önemli bir mesaj var. Genç kurguda en önemli şey bence.
Her yaştan okuyucu okuyabilir. Mesela kızınız ya da yeğeniniz mi var? Alın birlikte okuyun. Çünkü yetişkinler için de önemli mesajları var.
Vurucu ve beklenmedik bir finali olmasına rağmen beni en etkileyen bölüm kesinlikle Açelya ve Ezgi’nin yüzleştiği kısım oldu. O sahnede bir şeylerin hiç de bizim sandığımız gibi olmadığını anlıyoruz. Hem de olayları gözünden okuduğumuz ana karakterimiz Açelya hakkında bile fikirlerimiz değişiyor. Bilmediğimiz kısımlarla ilgili ilk kıvılcım orada veriliyor.
600 sayfa diye çok korkmuş olmama rağmen biraz göz atayım diye elime aldığımda ilk 163 sayfasını okuyuvermişim. Akıcı dil, kısa bölümler, tam da bu tarzda olması