Klasiklerin o ruhu dinlendiren, duyguları sindire sindire anlatan dünyasına fazla alışmışım sanırım; bu yüzden Morana ile bir türlü yıldızımız barışmadı. Kitapta annesini kurtarmaya çalışan Tara’nın, yeraltı dünyasının karanlık ismi Arsen Lloyd Morana ile karşılaşıp kendini bir anda büyük bir kaosun içinde bulması anlatılıyor. Kağıt üstünde Arsen karakteri aslında bayağı ilgi çekici duruyor ama olaylar öyle bir hızla, öyle pat diye gelişiyor ki ben takip ederken yoruldum.
Açıkçası kurgu bile olsa 'Gerçek hayatta böyle bir şey olmazki, niye olsun' dediğim an, hikayeden kopuyorum. Bir karakterin birinden etkilenmesi veya bir karara varması için gereken o insani süreci, o yavaşlığı göremedim. Her şey fazla hızlı, fazla ani ve benim mantık süzgecimden geçmeyecek kadar kopuk geldi. Belki aksiyonun hiç durmadığı, çabuk biten hikayeleri sevenler bayılacaktır ama ben duyguların demlendiği, karakterlerin ruhunu gerçekten hissettiğim kitapları seviyorum. Morana ile aramdaki mesafe kapanmadı, bu yüzden yolculuğumu yarıda bırakmak zorunda kaldım.