Okula yeni gelen yakışıklı kötü çocuk. Eh tabii ki kaslı, adonisleri falan var. Sigara içip küfür ediyor haliyle. Tabii ki daha önce onlarca kadınla yatmış, onlardan bahsederken "altımdan geçti" falan diyor. Ama doğal olarak hiçbiriyle duygusal ilişki kurmamış çünkü neden kursundu? Bir de altın bir kuralı var, "asla kimseyle uyumaz", çünkü uyursa erkekliğine falan leke gelir mazallah. Ama şimdi şaşırtıcı biçimde alelade bir kıza aşık olacak. Unutmadan, bir de motoru var. Şaşırdık mı? Nedir bu katıksız barzoları çekici gösterme merakı, bilmiyorum.
Kitapla ilgili eleştireceğim birden fazla husus var. İlk olarak Hazan-Hazar karmaşası. Altı güzel bir hikayeyle doldurulsaydı ilginç bir detay olabilirdi. Ama bu haliyle kafa karışıklığından başka bir işlevini göremedim ben
Aslında kitapta en büyük karışıklığı yaratan şey, yazarın replik ve betimlemeleri vermek için kullandığı yöntem Bunu kitabın bir çok yorumunda daha gördüm, sahnelerin karman çorman olmasına sebep oluyor. Biri bir şey diyor, hemen ardından başka biri için bir tasvir geliyor, sonra başka biri bir şey diyor. Zaten çok fazla karakter var, bir de böyle bir şeyle karşılaşınca oturup tek tek kim ne dedi, ne yaptı diye kontrol etmeniz gerekiyor
Kitabın türüyle de ilgili bir kafa karışıklığı var bence. Aşk diye başlayan kitap bir anda kalaşnikoflu falan bir aksiyona döndü. Hazan'ın geçirdiği değişimi de gerçekçi bulmadım. Sıradan bir lise öğrencisi birkaç ay içerisinde çete üyesi falan oldu, çatışmalara katıldı
Hikâye, küçük yaşta yaşadığı travmaların etkisiyle müziğe sığınan Hazan Yakut Demirkıran ile kaderi doğmadan önce çizilmiş olan ve Rus mafyasının içinde büyüyen Hazar Nikolai Baranov’un etrafında şekillenir. Hazan, hayatın acımasız yüzüyle erken yaşta tanışmış, müzikle hayata tutunmaya çalışırken, Hazar ise kan bağının her şeyden üstün geldiği bir dünyada yetişmiştir. İkilinin yolları kesiştiğinde, aralarındaki ilişki hem kendi geçmişleriyle hem de birbirleriyle yüzleşmelerine neden olur. Roman, aşk, aile bağları, kader ve kişisel dönüşüm gibi temaları işler.
Konu güzeldi fakat yeterince iyi işlenmemişti diye düşünüyorum. Çok popüler olduğu için başladım açıkçası fakat o kadar abartılmasına anlam veremedim. Duygular, olaylar yeterince ve tam işlenmemişti. Ayrıca yazarın kalemide hoşuma gitmedi belki acemi kitabı olduğu için olabilir ama ben çok ısınamadım kitaba. Her ne kadar beğenmesem de sonu ters köşe oldu benim için gözüm dolmadı desem yalan olur:))
Sonat, hakkında yapılan sayısız iyi yoruma kanarak aldığım bir kitap oldu. Kitabın 50. sayfasına geldiğimde hüsranla fark ettim ki bu kitaba Wattpad'de başlamış ve hiç beğenmeyerek yarım bırakmıştım.
Sonat... İnsanın kalbini delen, muhteşem bir kitap. Bu kitap öyle farklıydı ki. Ne wattpad klişesi ne de hep aynı sonlar. Bunun sonu bir o kadar harika ve üzücüydü. Kısaca bu kitap benim ilkim yerine geçti. Bambaşka yeri oldu bende. Uzatmadan fazla herkese öneriyorum. Kesinlikle okuyun. Daha yazardım ama etkisinden çıkabilmiş değilim hala.
"Güçlü ol. Aşık ol. Hayattan zevk al! Kırılmaktan korkma. Bırak kanasın. O yara izi sana ne kadar güçlü ve mükemmel olduğunu hatırlatacak."
Ben farklı bir kurgu beklerken hikaye
okula yeni gelen kötü çocuk, güçlenen kız, ölümsüz aşk yani ergen aşkı okumaya başladım. Sonra haydi bu kadar romantizim yeter denildi bir anda aksiyona geçiş yaptık. Oda nasıl oldu anlamadım ya neyse. Liseli 18-19 yaşında ki çocukları böyle hiç olmayacak şekilde gösterilmesine sinir olmaya başladım nedemek örgütlere katılmak, adam öldürmek ya böyle kitaplar yazılamamalı bence özendirici özelliği taşıyor gençlerimiz için.
Kitabın müzikle olan uyumunu, okunan şiirleri, resimleri ve sonun da yer alan mektupları sevdim onun dışında kitabın hiç bir yeri bana hitap etmedi. Zamanım boşuna geçip gitti...
İlk okuduğumda bir hafta etkisinden çıkamadığım yegane kitaplardan bir tanesiydi. Her kitap beni ağlatamaz ama bu kitap salya sümük ağlatmıştı beni. Yazarın hayal gücü muhteşem...
Hayatımda okuduğum en anlamlı kitap olabilir ki öyle. İlk defa ağladığım, ilk defa sanki olayları yaşıyorum gibi hissettiğim kitaptı. Kısacası ilklerimin olduğu kitaptı. Ortak noktalarını müzikte bulan iki insan sonsuzluğa kavuştular
"Sevgilim bak o kadar gece ki neredeyse sabah."
Asla doyamadığım o kitap... Bitirdiğimde yarım kalma hissi yaşadım. Keşke devam etseydi, keşke daha çok okusaydım, ama tabii sonunu bilenler
3.5
kitap ruhsal anlamda beni o kadar doyurdu ki, cidden. bu hisse bayıldım. içinde başlı başına bir ruh vardım ve ben bu ruhu tümüyle içime almaya çalıştım. sonlara doğru o kadar ağır geldi ki, hala daha düşününce yüreğim kopacak gibi hissediyorum.
olaylar ilk başta klasik ilerledi. her zamanki şeyler. sonraları ise işin içine bolca aksiyon, örgüt, kan, vahşet girmeye başladı. ama açıkçası fikrimi sorarsanız ben ilk iki yüz sayfayı daha çok sevdim. çünkü bir olabilitesi vardım ama sonraki sayfalar bu kadar gerçekçi bir kurguya çok fazla hayal gücü katmış diye düşünüyorum. ayrıca ilk sayfalarda daha fazla detay olduğu için hayalimde fazla canlandırmıştım. ama ilerledikçe olayların absürtlüğünden mi yoksa üzerinde fazla durulmadığından mı bilemem çok fazla kurgu geldi.
iyi yönünden bakarsak genel Wattpad kitaplarından daha farklı bir kitaptı.
çok da fazla lakap vardı kitapta. tilki, çirkin, çilli... kafam bir süre sonra çok fazla karıştı.
en sevmediğim nokta ise kitabın anlatımıyla alakalıydı. bölümlerin kimin ağzından anlatıldığı belli değildi. hatta paragraf şeklinde bile değildi. cümleden cümleye anlatıcı değişiyordu ve bu da çok fazla kafa karıştırıcıydı.
ve sonlara doğru gelen kişinin kitapla alakası sıfırdır benim gözümde. kitaba dahil olması o kadar mantıksızdı ki. sanki heyecan olsun diye katılmış bir karakterdi. zaten kitabın sonları çok hararetliydi. mantığıma oturtamadan, düşünemeden olaylar oldu.
yine de çok naif ve ruhu olduğunu düşündüğüm nadir kitaplardan biriydi. içindeki çizimler de efsaneydi.
Kitapta en sevdiğim tarafı içindeki resimleri oldu çok güzel resimler vardı tabi mektup kısmını unutmamak lazım o da çok güzel gençlik kitabı hemen hemen herkesin eleştirdiği bad boy hikayelerinden wattpad çıkışlı bir kitap bazı yerlerde kafam çok karıştı kim kimin şiirini okumuş tam anlayamadım
Tekirdağ Anadolu Lisesinden 2013 yılında mezun oldu. 2013-2017 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2017-2020 yılları arasında İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenimini sürdürmüştür. İngiltere'de ikamet etmiş olup yabancı dil eğitimi almıştır. Şirketler Hukuku, Uluslararası Hukuk, Arabuluculuk ve Ceza Hukukuna ilgisi vardır.
Wattpad Platformunda yazdığı ''Sonat'' isimli romanı 2016 yılında Müptela Yayınları tarafından kitaplaştırılmıştır. Kitap 2021 yılında İndigo Yayınları tarafından tekrar yayınlandı.