Osmanlı devletinde ne yazık ki gayrimüslimler zanaat ve ticaretle uğraştığı için sermaye hep onlarda birikti. Özellikle II. Beyazıt döneminde İspanya’daki Requinista sonrası Yahudiler zulme uğrayınca Anadolu’ya getirilmiş; Aydın, Muğla ve İzmir gibi önemli kent limanlarına yerleştirilmiştir. Bir kısmı da Mora adası ve Yunanistan’ın kuzey liman kentlerine yerleştirildi. ( Kadir patpat oestoslamertosu bu yüzden Mustafa Kemal Paşaya sebatayist der ya bu iftiranın kökeni buradan gelir) Türkler sürekli asker olunca ne ticaretle uğraşabildi ne de zanaat işleri ile. Böylelikle gayrimüslimler hem gelişirken hem de inanılmaz şekilde zengin oldular. Bizim milletimizde perişan ve eğitimsiz kaldı. İşte bunları çözmek için Mustafa Kemal Paşamızın tam bağımsızlık anca ekonomik bağımsızlık sağlanır ilkesi gereği önce gayrimüslimlere ait tüm önemli işletmeleri ulussallaştırdı, daha sonra Anadolu’yu toptan kalkındırmak için ekonomik faaliyetlerini bölgelerin jeolojik ve jeopolitik konumlarına göre belirledi. Tarımsal yoğunluğun olduğu yerde mesela ilkokuldan üniversiteye kadar burada ağırlıklı olarak müfredat tarıma ve hayvancılığa dayalı olsun istedi. Çiftçileri, madencileri, işçileri, ticaretle uğraşanları vs hepsinin temsilcilerinin katıldığı iktisat kongreleri ile Türk ulusunun ekonomik bağımsızlığı ve gelişmesi için rotasını çizmişti. Özellikle kitabın ilk bölümü ve Mustafa Kemal Paşanın konuşmasının olduğu yerler muazzam güzel. Geri kalan kısmı ise o dönem Türkçesi ile yazılmış, daha çok belirtilen sınıflarla ilgili maddeler rapor edilmiş. Tarihe ilgisi olanları özlelikle bu dönemlere faydalı bilgiler sunacaktır. Dili ağır olduğu için herkesin okumasına bence gerek yok. Daha çok akademik çalışma yapacak olanlara tavsiye ederim.