Yavaş ama keyifli bir kitaptı.
Film tadında ilerliyordu ama bu atmosferin zamanla yapay hissettirdiği sahneler oldu. Başlarda oldukça sürükleyiciydi; olaylar giderek büyüyecekmiş gibi bir his yaratıyordu. Ancak hikâye sakinliğini korudu ve bu durağanlık ilerledikçe daha belirgin hale geldi. Özellikle başları çok güzeldi fakat sonlara doğru tempo düştü. Daha güçlü, detaylı ve duygusal derinliği olan bölümler ve final bekliyordum.
#Spoiler#
Adamın kadını bu kadar yıpratması ama kadının bipolar çıkması bana doğru gelmedi.Kadının her şey de en iyi olmak gibi takıntısı var ve elinden geleni yaptı ama suçlu oymuş gibi bipolar çıktı.Onun yerine psikolog sahneleri daha mantıklı geldi bana.
Kadın hiçbir zaman içindekileri tam anlamıyla dile getiremedi. İçini döktüğü, her şeyi açıkça anlattığı bir sahne olsaydı çok etkileyici olurdu. Kitap boyunca hep kendini suçladı; sanki karşısındaki ne yaparsa yapsın onu kusursuz görmesi sinirlendirdi. Oysa durum hiç de öyle değildi. Bu kısmın daha derin işlenmesini, kadının sonunda hayatını geçireceği iyi biriyle tanıştığında aradaki farkı çok daha net fark etmesini isterdim. Sonu aceleye gelmişti.
Genel olarak güzel sahnelerin olduğu ama ortasından itibaren pasifleşen bir kitaptı. Daha yüksek duygular, daha güçlü yüzleşmeler görmek isterdim.
Her şeye rağmen kitabı ve yansıttığı havayı sevdim.