insan ne zaman elinde olana şükretmiştir ki? Hep daha fazlasını istememiş midir? Yada bir şeye heves etti; avucunun içine alınca ise canı sıkıldı kenara attı.. sahi biz insanlar neden şükretmeyi bilemiyoruz; neden birbirimizi bitiriyoruz. Nankör, zalimleşiyoruz..değer mi ki bu fani dünyada. Kalp kırmak Kabeyi yıkmak gibidir demiyor muyuz sürekli, peki o zaman bu rahatlıkla nasıl cüret edebiliyoruz… hiçbir mal, hiçbir kırgınlık, bir kalbin bedeli olmamalı.
Ama işte, bunu en çok da iş işten geçince anlıyoruz.
İnsanın en büyük imtihanı da bu belki: sahip olduklarının kıymetini zamanında bilebilmek, sevdiklerini incitmeden sevebilmek, şükürle kalabilmek.
Çünkü sonunda hepimiz bir şeyin farkına varıyoruz:
Bir kalbi kırmak kolay, ama onu tamir etmek… bazen bir ömür yetmiyor.