Gönderi

Dört başı mamur, asil vakur!
6/10
·152 syf.··
2025 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2025 01:56
Fatma Aliye’den okuduğum üçüncü eser olan Refet’i beğenmediğimi üzülerek paylaşıyorum. Kısa süre önce Udi’yi okuyup büyük lezzet almıştım. Fatma Aliye’nin en sevdiğim yanı kadın karakterlerini asla ezdirmemesi, onların kendi yetenekleriyle, çabalarıyla erkeğe muhtaç olmadan da hayatlarını devam ettirebilmenin mümkün olduğunun mesajını bu baş karakterleri aracılığıyla vermesi. Fatma Aliye bu duruşuyla adeta zamanının direnişçisi. Özellikle kadının adı olmadığı ya da daha iyimser bir tavırla, kadının geri planda kaldığı zamanlarda kadınlara yeteneklerinizle, başarılarınızla kimseye muhtaç olmadan da yaşayabilirsiniz mesajı vermesi muhteşem bir şey. Bu romanında da bunu hedeflemiş. Osmanlı’da kız öğretmen okulunda okuyan Refet, doğduğundan beri annesiyle birlikte o kapıdan bu kapıya sefalet içinde sürüklenir. Refet’in tek gayesi bu okulu bitirip öğretmen olmak ve annesiyle hayatlarının geri kalanını refah içinde geçirmektir. Ana düşünce gerçekten güzel. Refet bir erkeğe muhtaç olmadan annesine güzel bir gelecek kurma peşinde. Ama Refet’in karakter gelişimi tam sağlanamamış. Refet huysuz, hasta, zayıf bir bebekken birden büyüyüveriyor ve birden hırslı, gözü kara, okuma aşkıyla yanan ve çok para kazanmak isteyen bir genç kıza dönüşüyor. Fazlasıyla gururlu ve vakur. Öyle ki karaktere bağlanamıyorsunuz bile. Ona bir yakınlık duyamıyorsunuz. Refet siyah ve beyaz gibi, bir ortası yok. Keşke bu gelişimi okuyabilseydik. İnsana ait dertleri okura geçiremiyor. Hep aynı olaylar farklı mekanlarda gerçekleşiyor. Sürekli el kapısında sefalet içindeler. Yardımsever bazı komşular evlerini açıyorlar. Onlar arasında mekik dokuyorlar. Tüm bunlar arasında da Refet okula gidip geliyor. Bir yandan dikiş dikerek para da kazanıyor. Zengin kızların evlerine gidiyor onlara yarenlik ediyor. Annesi de çok çalışıyor yine de sefalet içindeler. Evdeki ufak tefek eşyaları satıp günlerini çıkarıyorlar. Hiç olumlu bir şey yok neredeyse kitapta. Bu insanın içini bayıyor artık. Hele evde soba yakamadıkları için Refet’in ayaklarının donduğu bir sahne var ki ayakkabısı ayağına yapışıyor. Ayakkabıyı kesmek zorunda kalıyorlar bu sefer de ayakkabısız kalıyor. Yine başa sar. Refet’e bazı yerlerde olağanüstü özellikler de verilmiş. Mesela Refet resim sanatına özeniyor ve resim yapmak istiyor. Sonra tak diye mükemmel bir resim yapıyor. Gerçeklikten uzak abartılı olaylar aynı döngüde gerçekleştiğinden artık sizi sıkıyor. Refet karakterini gerçekten hiç sevmedim ve ona bağlanamadım. Üzülerek bitirdiğim bir okuma oldu. Zayıf bir romandı ve duygusu bana hiç geçmedi.
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,3bin okunma
·
321 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.