Gönderi

10/10
·647 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 18:12
Yazarı daha önce hiç okumamıştım. Bu ilk kitabıydı. Muhtemelen klasik bir yapıt olduğu için okuyacaklarıma ekleme gereği hissetmiş olabilirim. Ama iyi ki eklemişim. Aslında ilk bakışta bana savaş dönemini anlatacağını sandığım eser farklı bir yol izlemiş. Tabi içinde gene Napolyon savaşları ve 1789 Fransa`sının izlerini taşımakta. Öncelikli olarak Napolyan sonrası birtakım siyasi rejim olan cumhuriyetçiler, liberaller, kralcılar gibi sıfatların kullanılması özellikle yazarın; okurun zihninde o donemi hatırlatmaya dönük bir çaba gibi geldi. Üslup olarak ilk bölümde kendisinin de belirttiği gibi okuru sıkmak istemediğini söyleyerek tatlı bi izlenim bıraktı bende. Zaten kitap tamamıyla yazarın hem karakter analizini(ki buraya ayrı bi parantez açıcam) hem de mekan ve tarihini okurken de bunu görebiliyorsunuz. Böyle eserler çok var fakat şimdi belirteceğim şeyi ilk defa gördüm diyebilirim. Yazar kendi yarattığı karakteri sanki farklı bi romandaymış da onun incelemesini yapıyormuş gibi anlatıyor. Hakim bakış açısından ayrı olarak sanki kendi o karakteri yaratmamış gibi hem iyi anlamda hem de yerici olarak eleştiriyor. Özellikle Julien karakterine fazlaca yükleniyor :) Karakterlere geçtiğimde tabiki en başa Julien Sorel`i koymazsam; alıngan ve fazlaca gururlu olan Mösyö`yü kızdırabilirim. Ben hayatımda işçi sınıfından gelip hem bu kadar gururlu hem de çıkarları için her şeyi yok sayacak tezatlıkta davranan bir insan görmedim. Resmen kitapla dalaştım. Saygın diye nitelendirilen sınıfa karşı çok hor görme var. Ama aynı zamanda kendisinin de onlara karşı üstten bakan tavrına hiç aldırmayışı açıkçası soğuttu beni karakterden. Başlangıçta M. Renal`in sözüm ona çok paraya ve çevre saygınlığına düşkün olmasını yadırgayıp kendisinin para için asla kendisine uygun düşmediğini bildiği rahiplik, papazlık gibi dini statü sıfatlarını kullanması hiç adil olmamış. Ve o büyük aşkı! Madam de Renal`den ayrı kaldığında karşılaştığı kadınlara bu kadar çabuk adapte olup onların kendisine olan ilgisini kullanması hoşuma gitmedi. Ki yanlış hatırlamıyorsam bunu kendisi de dile getiriyor. Ayrıca ek olarak ya yazarın bilinçli olarak mı yoksa çevirmedeki bir sıkıntıdan dolayı atlanılmış ya da gözden kaçırılmış olan bir ifade çarpıklığını fark ettim. O da ilk başlarda eğitim verdiği çocukların kendisine sarılırken bu durumdan tiksindiğini belirtip sonrasında iç tahlilde onları değerli bulduğunu söylemesi bana garip geldi. Yazarın bu durumu iyi anlatamadığını düşünüyorum.
Papirüs Kitap Kulübü
Kırmızı ve SiyahStendhal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202212,6bin okunma
·
144 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.