·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Temmuz 2025 22:13 Bu kitapta Elizabeth Zott ile Calvin Evans’ın ilginç ama sonsuz aşkı, 1950’lerde kadının toplumdaki yeri bir şeyi başarabilmesinin önündeki toplumsal engeller baskılar, kadının bir şey başaramayacağı yönündeki bozuk algılar ve öyle bir dönemde bilime aşık bir kadın anlatılıyor. Evliliği istememesi ancak aşık olduğu adamdan hamile kalması ve Calvin’in bir kaza sonucu ölmesiyle işinden kovulan Elizabeth daha hamileyken mutfağını bir kimya laboratuvarına dönüştürüyor kendisi ve köpeği Altı Buçuk ile beraber. Daha önce bomba uzmanı olan köpeğine kelimeler öğretiyor ve köpeği Calvin’in ölümünden kendini sorumlu tuttuğu için Elizabeth ve bebeğinin -ona yaratık adını takıyor- korunmasına adıyor adeta. İşinden ayrıldıktan sonra birkaç küçük iş yapıyor ama geçinmek zorlaşıyor haliyle. Ona komşusu Harriet de yardım ediyor. Bir gün Madeline’in okulda yeterince beslenemediğini fark edince kizinin beslenmesinin başka çocuk tarafından yendiğini öğreniyor ve kızın babasıyla konuşmaya gidiyor. Babası Walter Pine bir televizyon şirketinde gündüz kuşağı yapımcısı parada ona iş teklifi ediyor, yemek programı yapımı. Ücreti de iyi olup yemek yapmakta da başarlılı olduğu için kabul ediyor ve ilginç bir yemek programı yapıyorlar. Kimya dersi niteliğinde kadınların bir şeyleri başarabileceği özgüvenini beren program çok ünlü oluyor. Bu şekilde ilerliyor hikaye. Bir süre sonra araştırmalarına geri dönmek istiyor önce çalıştığı yerden teklif geliyor. Bir yatırımcı onun projesini desteklemek istediğini söylüyor bu kadın Calvin’in annesi olduğunu söylüyor evlilik dışı hamile kaldığı için ailesi öyle kadınların gittiği bir yere gönderiyor orada çocuğun ölü doğdu deniyor yıllar sonra ölmediğimi anlayıp arayıp buluyor ancak yetimhanede öldüğünü söylüyorlar. O da onun adına açılan anma fonuna bağışlar kitap yardımları yapıyor. Yine yıllar sonra bir bilim dergisinde babasına çok benzeyen fotoğrafını görünce yaşadığını anlıyor mektuplar gönderiyor ama cevap alamıyor. Onun yardıma ihtiyacı olmadığı için gizlice Elizabeth’ destek oluyor. Çok güzeldi bir solukta okudum yıl 1950-60 olmasa da bu zamanda da yapamam zaman çok geç artık, evlilik daha önemli baskıları var. Hayallerimden vazgeçmemeyi hatırlattı ve istediğinde çabaladığımda başarabileceğini sevgiyi vefayı.
2
Bir kimya meselesi
Keyifle okuduğum bir kitap oldu. Kitabın fazla kurgusal ve hayal ürünü olduğu belli olsa sa hayatta böyle güçlü kadınlar da var neden olmasın ki dedirtiyor; ancak dönemin şartlarını yani 1950-60’ları göz önüne aldığımızda anlatılanlar biraz zorlama olabilir geldi bana. Böyle ilham verici olması kadınların da kendi isteklerinin peşinden gidebiliyor oluşuyla, hayatta kendi ayakları üzerinde durabiliyor olmalarıyla kitap beni içine çekti. O zamanları bırakıp bu zamanları düşünsek bile kendi adımlarını atabilen bir kadın olmak bazı şartlarda zor geliyor. Sonuç olarak kadınlar istedikleri her şeyi yapabilir yeter ki inanalım, ben de bütün kalbimle inanıyorum iyiki okudum bu kitabı da.