·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Temmuz 2025 11:41 Sizlerle Türkiye'nin ilk atom mühendisi Ahmed Yüksel Özemre'nin Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı eserini paylaşacağım. 1935 yılında Üsküdar doğan yazarımız çocukluğunun geçtiği sokakları, bu sokaklarda yer alan dükkanları ama en önemlisi "Aktar Hocalar" dükkanını öyle güzel anlatmış ki okurken şehrin ruhunu yakalıyorsunuz. Hatırat dalında Türk Yazarlar Birliği tarafından 1998 yılında ödüle layık görülmesi ise ne kadar değerli bir eser olduğunun kanıtı. Bir attar dükkanına "Aktar Hocalar" isminin verilmesi eskinin tabiriyle İstanbullu olmanın bir diğer görünümü. Arapça bir kelime olan attar hoş koku satan kimse demek ve dilimize kolay geldiği için aktar demeyi tercih etmişiz. Tabi kelime değişime uğrarken dükkanda satılan ürünlerde aynı şekilde değişmiş. Öyle ki bugün tuhafiye, hırdavat ve baharatçıdaki pek çok ürün 1950lilerin aktarlarında mevcuttu. Ahmed Beyin babasıyla ilk kez uğradığı "Aktar Hocalar" dükkanında gördüğü ürünleri yazarken ne için kullanıldıklarını yazması beni çokça düşündürdü. Günümüz teknoloji dünyasında birçok ürünün önemi kaybetmesi bizi geçmişin yaşayış biçimi kavramaktan alıkoyuyor aslında. Kelamı fazla uzatmadan hocalar bahsine geçeyim.
Dükkanın müdavimleri arasında tasavvuf ehlinden kişiler olduğu için hocalar lakabı almış. Çoğu zaman satış yapılsa da ilmi sohbetlerin yeri bir başkaymış. Eşref Dede diye anılan Eşref Efendi Amca herkesin gönlüde taht kurmuş, hatta Abdülkadir Belhi'nin ilim halkasında bulunmuş bir isim. Lakin onu en çok seven dükkanın sahibi Mustafa Ağabey. Aziz Mahmud Hüdayi'ye gönül vermesi ise onu türbedarlık aşamasına getirmiş. Kendisini farklı isen Türkiye'deki ebru sanatını icra edenlerden ilki olması. Elbette kitapta birçok isim geçmekte, hepsini tanımak isterseniz okumanızı tavsiye ederim. Beni hüzünlendiren üç nesil devam aktarlık mesleğinin iki binlerin başına doğru tamamen bitmesi ve tek tek kapanan aktar dükkanlarının kuyumcuya dönüşmeleri. Zaman öyle bir gerçeklik ki insan onu sabitleyemiyor. Hani "yerinde yeller esiyor" tabiri var ya işte zaman için söylenmiş.