Puan vermedi·184 syf.··
2025 6. kitabı
#Doğunun Limanları# [ Amin Maalouf ] Kitap; Yazar'ın 2.Dünya savaşı sırasında Avrupa Direniş Hareketi'nin saflarında savaşmış olan İsyan Kitabdar'ın dönüşte kendi doğduğu topraklarda bir kahraman gibi karşılanmış olduğu bir fotoğrafta görmesiyle, Fransa da paris metrosunda aynı kişiye rastlaması ve onu takip etmesiyle devam eden ve sonunda yazarın ısrarlarına dayanamayıp, kendi hayat hikayesini(isyan kitabdar) anlatmasıyla başlıyor. Sultan Abdülaziz'in gizemli ölümünden sonra kızı İffet'in(isyanın babaannesi) akli dengesini yitirmesi sonucu dokturuyla(daha sonra kocası olucak) Adana'ya yerleşmesiyle ardı kesilmeyecek olan olaylar silsilesinin ilk adımı atılmış olur. Baba kitabdar öğretmen arkadaşı Ermeni Nubar(isyanın dedesi) ile 1915 yılında Adana da yaşanan olaylar neticesinde Lübnan'a göç etmesiyle bu döngü devam eder. İşte kahramanımız İsyan yıllardır kanla sulanmış bu Ortadoğu coğrafyasında üç çocuklu ailenin ikincisi olarak doğar. Baba kitabdar modern,ileri görüşlü, devrimci bir kimliğe sahiptir. Son çocuğu olan Salim doğduktan sonra eşini kaybeder ve eşinin ölümünü salimin doğumuna bağlayan Baba oğluna içten içe kin duymaya başlar. İleri ki zamanlarda bu kinin yan etkilerini hisseden salim hırsızlık, kaçakçılık hatta hapis yatma gibi, soylu Osmanlı şehzadelerinin çocuklarına pekte yakışmayan birtakım işlerin peşinde koşarak bana göre bir nevi babasını cezalandırıyor. Babasının tek umudu olan İsyan, Babası kendi idealleri için yetiştirir ve kendisi gibi devrimci bir ruha sahip olmakla yetinmez, onun bizzat devrimci saflarında aktif olarak görmek en büyük dileğidir. -Hayallerimdeki gibi bir isyankar olmayışımın sebebi,güçlü bir sesin gölgesinde yaşamış olmamdır.(babasına ithafen) -Okumak için uzaklara gitmekten çok,uzaklara gitmek için okumaktaydım. İsyan Fransa'nın Montpellier şehrine tıp okumaya gider. Fakat 2.Dünya savaşının Fransa topraklarına sıcramasıyla kendini direnişçilerin saflarında bulur. Direniş esnasında tanıştığı Clara(daha sonra nefes alıp vermemin yegane nedeni dediği kadın) ile tanışır. Yahudilere yapılan soykırımlara sergilediği tavır ve tepkileri, kod adı "Bakü" olan İsyan direnişçilerin göz bebeği hatta en büyük lideri olur. -Yarınlar ne kadar karanlıksa, yarından ötesi o kadar aydınlıktı. -Seçimlerimizi biz kendimiz yapmadık, bizim yerimize hep tarih seçti. Clara ile evlenip Lübnan'a döndüklerinde, Kah Beyrut'ta Baba evinde Kah Clara'nın tek akrabası olan Hayfa da yaşayan Dayısının yanında kalırlar. İsyan ablası İffet'in ona çektiği telgraf(babasının ağır hasta olması)sonrası Clara'sız Beyrut'a dönüşü en büyük kırılma noktası olur. Babasını kaybettiği sıralarda patlak veren Arap-Yahudi savaşı başlar ve sadece sınırlar kapanmaz. "Mesafe hala aynıydı, karayolundan üç-dört saat ama bunlar artık farazi saatlerdi. Aramızda ışık yılları vardı, artık aynı gezegende değildik." İsyanın yaşadığı bunalımı ve psikolojik sorunları fırsat bilen, Ailenin hayırsız evladı salim mirasın tamamına konmak düşüncesiyle İsyan'ı "Yeni Yol Konağı" adlı akıl hastanesine yatırır, İsyan kardeşine olan öfkesini; "Hıncımdan böyle konuştuğumu sanmayın elbette hınclıyım, hakkım da var böyle olmaya, o herif ve daha birkaç kişi hayatımın akışını değiştirdiler! Ama gözümün kararması değil bu düşünceyi yaratan, aklımın yerine gelmesi." şeklinde ifade eder. Her sabah ağır ilaçlarla uyuşturulan İsyan'ın bu tımarhaneden kurtulma ümidiyle kızı Nadya ve biricik eşi Clara'ya ne zaman kavuşacağının belirsizliği, hayatının bir sabun köpüğü gibi elinden kayıp gitmesiyle geçen yıllar da hep bir kurtuluş reçetesini bulma uğraşıyla geçer. Geçen sancılı yıllar İsyanı umutsuzluğun eşiğinde atlamaya getirmişken, Nadya'nın devrimci gençlik yıllarının sembolik isimlerinden Bertrand ile tanışması ve babasının bu karanlık ve delilik kokan klinikten kurtarmak için Beyrut'a gelmesiyle bu umutsuzluğun ve yaşama sevincinin tekrar filizlenmesine yol açar. Savaşın devam ettiği çalkantılı yıllarda, İsyan bir yolunu bularak Bertrand ile iletişim kurması bu girdaptan bindiği ilk uçakla soluğu kendini devrim hayallerinin başladığı Paris de alması ile bir olur. Clara ile ilk buluştuklari tarih olan 20 haziran ile aynı gün ve aynı yerde buluşması ile de son bulur. Kitapta dikkat çeken konulardan biri sokaklara devrimci isimlerinin verilmesi ve ayrıca Amin Maaoluf'un doğduğu(Lübnan) ve yaşadığı(Fransa) cografyaları bu kadar birbiriyle grift ve bu kadar yalın bir anlatımla yazması hayranlık verici. Yıllardır kanla sulanmış, savaşın, yıkımın,acının kol gezdiği bu topraklar da başka nasıl hayatların var olduğuna şahit oluyoruz adeta. Kesinlikle okunması gereken bir eser.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.