Düşünsene…
Hayatın kaderi bir çekilişe bağlı.
Bir biletle belirleniyor kim olacağın.
Beyazsa: evlilik, annelik, "kadınlık görevleri"...
Mavi ise: özgürlük, kariyer… ama yalnızlıkla cezalandırılıyorsun.
Seçme hakkın yok.
Beden senin ama irade sistemin.
Ve diyelim ki, mavi biletlisin ama anne olmak istedin…
Ya da beyaz biletlisin ama çocuk istemedin…
İşte o zaman sistem çıldırıyor.
Rolleri bozduğun anda seni hemen ötekileştiriyor.
Uzatılan el değil, bakış oluyor.
Sorduğun soru değil, yargı oluyor.
Sophie Mackintosh’un *Mavi Bilet*’i kurgu gibi okunsa da,
birçok kadın için fazlasıyla tanıdık bir gerçeklik.
Bazen bir bilet değil, bir bakış… bir yasa… bir gelenek…
hayatını belirliyor.