Puan vermedi·408 syf.····Okunma: 17 Temmuz 2025 16:48 Sınav döneminde olduğum için kitabı elime alma fırsatım olmadı. Sürükleyici bir roman olmasına rağmen yoğunluktan dolayı kitabı geç bitirmek zorunda kaldım.
Özellikle son sayfaları içim ürpererek okudum. Genel olarak kitabı beğendim; sonunu tahmin edemediğim için beni şaşırttı diyebilirim.
> Buradan sonrası spoiler içerebilir.
Kitap, evin babasının yolda karşılaştığı bir çocuğu evine getirmesiyle başlıyor. Ancak evdeki diğer çocuklar başta bu durumu kabullenemiyor. Baba bu çocuğa fazla özen gösterdiği için diğer çocuklar tarafından kıskanılıyor. Yeni gelen çocuk da sürekli dışlandığı için zamanla hırçın bir kişilik geliştiriyor.
Daha sonra evin kızı Catherine ile aralarında bir yakınlaşma başlıyor. Aralarında bir sevgi bağı oluşuyor ama Heathcliff, okumamış ve kaba biri olduğu için Catherine onunla bir gelecek göremiyor. Kız, zengin olma hayaliyle başka biriyle görüşmeye başlıyor ama aynı zamanda Heathcliff’ten de tamamen kopamıyor.
Bir gün dadısıyla konuşurken Heathcliff'in parası olmadığını, bu şekilde hayat geçmeyeceğini söyleyince, bu konuşmayı duyan Heathcliff evi terk ediyor. Ardından Catherine, boş durmayıp Linton'la evleniyor. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra Heathcliff geri dönüyor, ama bu sefer intikam almak için. Bundan sonra işler iyice karışıyor.
Catherine iki adam arasında gidip geliyor ki bu bölümler bana göre oldukça saçmaydı, resmen "Aşk-ı Memnu" yaşandı. Linton her şeyi bilmesine rağmen sesini çıkaramıyor çünkü ona çok âşık ve oldukça saf biri. Heathcliff ise intikamını sürdürüp Linton’un kız kardeşini kandırıp onunla evleniyor. O kız da oldukça saf bir karakterdi. Aslında hem Catherine hem de kardeşi, değmeyecek iki insan yüzünden hayatlarını mahvettiler.
Catherine sonunda hastalanıyor. Çünkü Linton, onun Heathcliff ile görüşmesine izin vermiyor. Kız bu duruma dayanamayıp deliriyor ve hastalanıyor. Sonunda da, kendi yaptığı seçimlerin bedelini ağır bir şekilde ödeyerek ölüyor. En başından beri sadece para için evlenmeseydi, bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Kendi sonunu kendi elleriyle yazdı diyebilirim.
Catherine ölmeden önce hamileydi ve bir kızı oldu. Aynı zamanda Heathcliff’in de bir çocuğu vardı. Yani tüm bu olanlar aslında iki çocuğun hayatını mahvetti.
Heathcliff durmadı, bu sefer de Linton’un mal varlığını ele geçirmek için iki kuzeni evlendirmeye çalıştı ve bunda da başarılı oldu. Garip bir karakterdi; hatta insan demek bile zor. Üvey kardeşinin oğluna yapmadığını bırakmadı, onu eğitimsiz ve kaba biri olarak yetiştirdi. Kendi oğluna da eziyet etti, zaten çocuk çok dayanamayıp genç yaşta öldü. Catherine'in kızı Cathe ise oradan oraya savruldu.
En sonunda Heathcliff delirip öldü ama ölürken bile insanları rahat bırakmadı; Linton ve Catherine’in mezarlarının yanına gömülmek istedi. Öldükten sonra bile köy halkı, Catherine ve Heathcliff’in ruhlarını gördüklerini söylüyorlardı. Yani gerçekten huzur bulamadılar.
Cathe ve Hareton’un birbirini sevmesi ise hikâyenin başka bir ilginç yanıydı. Önce bir kuzenine âşık olan Cathe, onun ölmesiyle diğer kuzene yöneldi. Bu kısım da oldukça tartışmalıydı.
Genel olarak kitap baştan sona ürpertici bir kurguya sahipti. Bana göre Catherine ve Heathcliff’in yaşadığı şey ne tam anlamıyla aşk ne de nefret... Ne yaşadılarsa çevrelerindeki herkesi tüketen, yıpratan ve mahveden bir şeydi.